"Başa gelen her işte iki sebep var: biri zâhirî, diğeri hakikî. Ehl-i dünya zâhirî bir sebep oldu, beni buraya getirdi. Kader-i İlâhî ise, sebeb-i hakikîdir; beni bu inzivâya mahkûm etti. Sebeb-i zâhîrî zulmetti, sebeb-i hakikî ise adalet etti." İzahı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Zahiri sebep işin vesilesi ve aracı iken, hakiki sebep işin olma nedeni ve gerekçesidir.

Mesela, virüs hastalığı bulaştıran zahiri bir sebep iken, günah ve gaflet de o hastalığı insana musallat eden hakiki bir neden ve gerekçedir. Fay hattının kırılması depreme görünüşte bir sebep iken, toplumun ahlaki ve dini çöküntüsü depremin gelmesine hakiki bir sebep ve gerekçedir. Trafikteki dikkatsizlikler kazanın zahiri boyutu iken, kaderdeki hükümler batini ve hakiki boyutunu teşkil eder vs.

Aynı olay üstünde beşer zulmederken kader adalet edebilir.

Mesela, bir adam geçmişte bir cinayet işler ve bunu saklar, ceza almaktan da kurtulur. İnsanlar onun katil olduğunu bilmez. Bir zaman sonra bu adam hiç karışmadığı ve tamamen suçsuz olduğu bir olay yüzünden hapse atılır. Halbuki adamın bu olay ile hiçbir ilgi ve irtibatı yoktur.

İşte kader bu adamın geçmişte işlediği cinayetine ceza olarak bu olayda onu mahkum eder, bu adalet olur. Aynı olayda ona iftira atıp hapse girmesini temin edenler ise ona zulmetmiş ve iftira etmiş olurlar. Yani kader onu eski ve gizli kusurundan dolayı mahkum ederken, insanlar ise haksız ve iftira ile onu içeri atıyorlar. Öyle ise bu adamın hapse düşmesinde kader adil iken beşer ise zalimdir. Hayatımızda başımıza gelen musibet ve sıkıntılara bu nazarla bakabiliriz.

İnsan başına bir bela, bir sıkıntı bir hastalık geldiği zaman, isyan etmek yerine kusuru kendinden bilip tövbe ve istiğfar etmeli, "Acaba nerede bir hata işledim de bu başıma geldi?.." diye kendi nefsini muhasebe ve murakabe etmelidir.

Olayların zahiri nedenleri üzerinde fazla durmayıp kader cihetini düşünmeliyiz. O zaman isyan yerine sabretme kuvvetini kendimizde bulabiliriz. Dikkatini zahiri nedenlere hapsedenler devamlı şikayet etmeye, sızlanmaya ve isyankar olmaya mahkumdurlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...