Block title
Block content

Basar masnuatı görüp de, basiret Sânii görmezse çok garip ve pek çirkin düşer.. Cümlesini açıklayabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Seyyid Şerif Cürcani, basireti şöyle tarif eder: “Kutsî nur ile nurlanmış bir kalbin kuvvetidir ki, kalp bu kuvvet ile eşyanın iç yüzlerini, manalarını, hakikatlerini görür.”

Basiret, en kısa ifadesiyle, “kalp gözünün açık olması” demektir. İnsanın gözünde eşyayı görme kabiliyeti, kalbinde de o eşyanın yaratıcısını bilme özelliği mevcuttur. Şu var ki, göz görme faaliyetini icra edebilmek için ışığa muhtaç olduğu gibi, kalp de ancak iman nuruyla nurlandığı takdirde basiret sahibi olur, eşyanın iç yüzünü görebilir.

Böyle bir kalp, eserde müessirin sanatını okur, nimette ikram ve ihsanı görür. Cenâb-ı Hakk’ın lütuflarından haber veren olaylarda, “şükür ve hamd” duygusuyla dolup taşar. Allah’ın kudret ve azametini sergileyen hadiselerde, kalpte “hayret ve haşyet” hakim olur.

İnsanın o sınırlı aklıyla idrak etmekte güçlük çektiği ulvî hakikatler karşısında, kalpte “tekbir” mânâsı hükmeder.

Kalp gözü kapanmış yahut takatten düşmüş insanlar, eşyanın ve hadiselerin sadece dış yüzlerini görürler. Onlara, yaratıcı namına değil, nefis namına bakarlar. Gözün, eşyayı hikmet nazarıyla seyredebilmesi, kalbin temizliğiyle orantılıdır. Kalbin nurlanmasında ilk ve en birinci adım imandır. Sonra sıra ile takva, amel-i salih ve güzel ahlak gelir. Kalp bunlarla nurlanır ve basiret de yine bunlarla ziyadeleşir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...