Block title
Block content

Başımıza gelen musibetler, geçmişte işlediğimiz günah ve hataların karşılığı mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın başına gelen sıkıntı ve musibetleri, sadece işlenen günah ya da kusura bağlamak, sadece ondan bilmek doğru olmaz. Allah insana hiçbir günah ve kusur olmadan sırf bir tecrübe ve imtihan olsun diye musibet ve sıkıntı verebilir.

Mesela, musibet ve sıkıntılar noktasından en ağır imtihana tabi tutulan peygamberler ve ondan sonrada alim ve evliyalardır. Halbuki peygamberler masum, alim ve evliyalar ise müstakim insanlardır. Demek musibetin tek sebebi günah ve kusurlar değildir.

İnsan Allah’ın mülkü olmasından dolayı Allah’ın insan üstündeki  tasarrufunda bir haksızlık ve zulüm olması imkansızdır. Üstad Hazretleri bu hususa şu şekilde işaret ediyor:

"BİRİNCİ VECİH: Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını san'atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmâsının cilvesini gösterir. Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ...”Mülkün mâliki, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.”(1)

İnsanının vücudu Allah’ın isim ve sıfatlarının tecelli ettiği bir model ve mahaldir. Allah’ın isim ve sıfatlarının manaları ve hükümleri bir birlerinden  başka ve farklı oldukları için tecellileri de başka ve farklı olarak insan vücudunda tezahür edecektir.

Mesela, Allah’ın Şafi ismi kendini insan vücudunda göstermek için hastalığı gerekli kılar ve insan hastalanır, şifayı da Şafi isminden dilenir. Mümit ismi de vücudun vakti gelince ölmesini ister ve öldürür. Musavvir ismi insan vücudunda tasvir hakikati ile tebarüz etmek ister ve her aza ve organa bir şekil bahşeder.

Bütün bu isimler tecelli ederken insan vücudu sürekli hareket ve değişimlere maruz kalır, yani zahmet ve sıkıntıya girer. Ama Allah bu sıkıntı ve zahmetin karşılığını insana varlık, hayat, ruh, insaniyet, İslamiyet, iman gibi nimetleri vererek zaten ödemiştir. Yani insan bir çeşit modellik ve mankenlik ücretini peşinen aldığı için, bu hareket ve sıkıntılardan şikayet etmeye hakkı yoktur. Tıpkı terzinin ücret karşılığında tuttuğu model üzerinde elbise provası yaparken modeli kaldırıp oturtarak verdiği zahmet gibidir. Modelin terziye "Neden beni oturtup kaldırmak ile zahmet veriyorsun?" demeye hakkı yoktur. Zira modelin görevi terzinin ustalığına model ve prova olmaktır. 

İnsan bu dünyaya istirahat etmek ve lezzet takip etmek için değil, ibadet ve kulluk için gönderilmiştir. İbadet ve kulluk da iki türlüdür; birisi müspet diğeri ise menfidir. Müspet ibadet, Allah’ın kitabında bildirdiği emir ve yasakların hepsine ittiba etmeye denir.

Menfi ibadet ise, insanın hayat yolculuğunda karşılaşmış olduğu musibet ve sıkıntılardır. İnsan bu musibet ve sıkıntıları sabır ve tevekkül ile karşılar ise, hayatını büyük bir sevap ve ibadet kaynağına çevirmiş olur. Zaten insanın dünyaya geliş gayesi de ibadet ve kulluk olmasından, bu musibet ve hastalıklar insan için tam bir fırsat oluyor, geliş gayesine kuvvet veriyor.

Bu menfi ibadetlere riya ve gösteriş girmediği için halis bir ibadet oluyor. Halbuki müspet ibadetlerde riya ve gösteriş tehlikesi sürekli vardır. Bu musibetler insan için hem olgunlaşma vasıtası, hem de sevap kaynağıdır.

(1) bk. Lem'alar, İkinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...