Block title
Block content

"Başka şeylere nazarını çevirip nihayet Risale-i Nur'a çalışmaya vakit bırakmamak gibi tuzaklara düşürmeye çalışıyorlar." Burayı izah eder misiniz, Risaleler dışında kitap okunamaz mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Çok önemli bir ameliyatın ortasında, cerrahın ameliyatı bırakıp farklı işlerle uğraşması hastayı kaybettirir. Ama ameliyat bittikten sonra cerrah cerrahlığın dışında meşru işler ile meşgul olabilir, bu onun en doğal hakkıdır.

Üstadımız ve talebeleri 1926-1950 yılları arasında çok önemli çok hayati bir ameliyat ortasında idiler. Bu ameliyatın adı "Dinsizlik tümörünün İslam bedeninden çıkarılması." idi. Bu esnada hadis fıkıh ya da başka bir İslami ilimle meşgul olmaya ne zaman ne de nazar müsait değildi. Öncelikli mesele İslam binasının temeli olan imanın tahkiki bir şekilde tesis edilmesi gerekiyordu.

Yani Risale-i Nur'un telif edilip elle çoğaltılması öyle hayati bir vazife idi ki, diğer meşru vazifeleri muvakkaten kaldırdı. Ya da başka vazifelilere havale edildi.

Risale-i Nur'u elle çoğaltan insan sayısı hem az hem fakir hem de zayıf olduğu için, bu insanların nazarlarını farklı yönlere dağıtmak, ameliyat ortasında yemek pişirmekle eş değerdir. 

"O münafıklar veya o münafıkların adamları veya adamlarına aldanmış olanlar dost suretine girerek, bazen de talebe şekline girerek derler ve dedirtirler ki: 'Bu da İslâmiyet'e hizmettir, bu da onlarla mücadeledir. Şu malûmatı elde edersen, Risale-i Nur'a daha iyi hizmet edersin. Bu da büyük eserdir.' gibi birtakım kandırışlarla sırf o Nur talebesinin Nurlarla olan meşguliyet ve hizmetini yavaş yavaş azaltmakla ve başka şeylere nazarını çevirip nihayet Risale-i Nur'a çalışmaya vakit bırakmamak gibi tuzaklara düşürmeye çalışıyorlar. Veyahut da maaş, servet, mevki, şöhret gibi şeylerle aldatmaya veya korkutmakla hizmetten vazgeçirmeye gayret ediyorlar."(1)

Bu ifadeler tamamen Risale-i Nur'un hassas telif dönemi ile ilgilidir. Yoksa Nur talebesi asıl vazifesi olan Risale-i Nurla meşgul olduktan sonra diğer meşru şeylerle de (Tecvid, fıkıh, hadis vs) meşgul olabilir.

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Isparta Hayatı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 438 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Nurun fedaisi
Bu ifadelerinize Risale-i Nur'dan deliliniz nedir?.. "Bu ifadeler tamamen Risale-i Nurun hassas telif dönemi ile ilgilidir. Yoksa Nur talebesi asıl vazifesi olan Risale-i Nurla meşgul olduktan sonra diğer meşru şeylerle de (Tecvid, fıkıh, hadis vs) meşgul olabilir." Risalelerde geçen yerleri paylaştığımız zaman da o zamana hasrediyorsunuz.. Burda bir tezad var.. Nur Talebelerinin bakış açısı Risale-i Nur müvacehesinde olması gerek.. Risalelerde geçen yerleri neden o zamana hapsediyoruz?.. "Kur'ân okundukça, O [Risale-i Nur] da okunacaktır.." (İşârâtü'l-İ'caz) demiyor mu?.. Düsturlar değişir mi?.. Zamana göre ifadeler farklı anlaşılır mı?.. Bunu açar mısınız?..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Risale-i Nur'un birçok yerinde "Tafsilat için şu kaynağa bakın." ibaresi en büyük delilimizdir. Hem fıkıh, tecvit ve diğer İslami ilimlerle meşgul olmayı din emrediyor, bunu men etmek dinin emrini men etmek anlamı taşır. İlmihal okuyan birisine "Okuma!.." demek dalalet olur...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Ben İlmihal okumayalım demiyorum ki.. daha önceki sorduğum sorularda bana Risale-i Nur'u daha iyi anlamak için başka eserlerden istifade edilebileceğini söylediler.. Tarihçe'de ise bunun tam tersi söyleniyor.. bahsettiğimız konular başka.. sorduğum soruyu inşallah anlamışsınızdır..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Said Nursi Hazretleri , Risaleler hakkında; “Risale-i Nur hakaik-i imaniyeye taalluk eden meselelerde kafidir, başka eserlere ihtiyaç bırakmaz.” der. Başka yerlerde de bu ifadeyi “haslar için” diye tahsis eder.
Üstad'ın zamanında hizmetle ve telifatla alakadar olanların çok az olması itibariyle, bu umumi ve yüce hizmet onların mesailerine terettüb ettiğinden,ü başka şeylerle iştigal etmeleri hizmete sekte vuracağından, o zamanki Nur talebelerinin tümü Risalelerle meşgul olmuş, başka şeylerle ilgilenmemişlerdir...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Şu anda da bizim diğer eserler ile iştigalimiz de sekteye neden oluyor.. Medresede kalıyorum.. Yüzlerce talebe dersi var.. Abiler 1 dk boş durmuyor.. Biz kursiyer olduğumuz halde bizde el atıyoruz.. Akşam derslere gidiliyor.. Dersler yapılıyor.. Geriye bir sabah okuduğumuz Cüz'ümüz.. Cevşen'den bölümümüz.. bir de yaptığımız 1 saat okumamız kalıyor.. Şimdi başka eser ile iştigal etmek hizmeti sekteye uğratmaz demek bile hizmeti sekteye uğratmaz mı?..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Bu kişisel bir tercihtir. Hizmet açısından yoğun olduğunu düşünüyorsan başka kaynak okumazsın olur biter. Ama bunu bir dinin emriymiş gibi başkasına dayatamazsın. Diğer birisi de merkeze Risale-i Nuru koyarak farklı kaynaklardan da istifade edebilir. Bu gibi şeyleri devlet meselesi haline getrmenin bir anlamı yok. Herkesin mizacı meşrebi bir olmaz sıkarsan en sonunda bölünmeye  kadar gider. Nur camiası sadece avam insanlardan oluşmuyor bu camia içinde alim, hoca, ilahiyatçı bir çok Nur talebesi de bulunuyor bunları kayıt altına alamayız. Olaylara geniş bakmak gerekiyor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
hamditas

Mesela, Mucizat'ı Ahmediye risalesinde geçen, bir çocuğun peygamberimizin önünden geçmesi sonucu peygamberimizin beddua etmesi neticesiyle çocuğun kötürüm kalmasını çoğu kişi eleştiriyo, böyle bir hadis yok diyorlar, ben ise böyle bir olayın olabileceğini bir hikmetinin olduğunu düşünüyordum, sizin sitenizdeki bu konuyla ilgili yeri okuyunca, ilgili hadis-i şerifi kaynaklarıyla, kaynaklarındaki metinleriyle aktarmışsınız, okuyunca, mucizat'ı ahmediyedeki yeri daha iyi anladım, yani risale-i nurun tamamlayıcısı oldu...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...