Block title
Block content

Bazan da bir katre suda boğulur, bir zerre içinde yok olur, bir kılda kaybolur. Maahaza, hangi şeyde fena ve kaybolursa, bütün varlığı o şeye münhasır olduğunu bilir... Bu cümleleri izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İ'lem eyyühe'l-aziz! Aklın pek garip bir hali vardır. Öyle bir yed-i tûlâ sahibidir ki, bazan kâinatı ihata etmekle kucağına alıyor. Bazan daire-i imkândan çıkar, en yüksek dairelere müdahaleye çalışır. Bazan da bir katre suda boğulur, bir zerre içinde yok olur, bir kılda kaybolur. Maahaza, hangi şeyde fena ve kaybolursa, bütün varlığı o şeye münhasır olduğunu bilir. Ve hangi bir noktaya girse bütün âlemi beraberce götürmek isteğindedir."(1)

İnsan cismen küçük olmasına karşın, fıtrat ve mahiyetine konulmuş duygu, cihaz ve latife sayesinde, bütün kainatı kuşatacak ve ihata edecek bir genişliğe ve mahiyete sahiptir. İnsan, bu duygu ve latifeler ile bütün kainatı bir karpuz gibi eline alır ve inceler. İnsan kainatta ne kadar alemler varsa, hepsine açılan pencereler hükmünde cihazlara sahiptir.

Mesela; göz görüntü alemine açılan bir pencere, kulak sesler alemine açılan bir kapı, hayal misal aleminin bir anahtarı, ruh alem-i ervahın menfezidir vesaire.

İşte bu duygu ve cihazlar sayesinde, insan aklı kainatı eline alıp inceler, hatta Üstad'ın ifadesi ile; daire-i imkan olan kainattan çıkar, en yüksek dairelere aklı sıra şekil vermeye kalkar. İnsan bu yönü ile öyle bir yed-i tulua yani; uzun bir emel ve arzuya sahiptir ki, bütün kainatı kucağına alır, hepsini yutsa tatmin olmaz.

Aynı insan bu geniş ve ihatalı mahiyetini bazen basit bir meşguliyette, adi bir iştigalde boğdurur, âdeta bir nokta ve zerrede kaybolur gider.

Köy yerlerinde bir tavuk veya bir arsa için adam öldürüp kan davasını sürdürenler buna misal olabilir. Ya da  insanların çok önemsiz ve gereksiz işlerle meşgul olacağım diye, bu geniş ve ihatalı duygu ve cihazlarını heba etmesidir. Kainatı kuşatarak kucağına alma kabiliyeti olan insan futbol, eğlence, kumar, ya da Amerika’nın kaç tavuğu var gibi lüzumsuz ve malayani işlerde kendini ve geniş mahiyetini boğdurur ve öldürür.

İnsan hangi şeye odaklanırsa, ona şiddetli yapıştığı için, bazen öyle adi ve komik şeylerde boğulur ki; insanın bir yönünün de zalim ve cahil olduğu anlaşılır. Kur'an'da insana hem Ahsen-i takvim, hem de zalim ve cahil denilmesi bu noktadan dolayıdır. Bazı insanlar kainatı kucaklayacak kadar inbisat ederken, bazı insanlar da kainatın ehemmiyetsiz bir noktasında boğulur çıkamaz.

Özet olarak; insanın bir damla suda boğulması, bir zerrede yok olması, insanın dünyanın önemsiz ve basit işlerinin meşguliyetinden dolayı Allah’ı unutması ve Allah’tan gafil olması anlamındadır.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Habbe.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Habbe | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4692 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Eneskanaat
Selam-ü aleyküm. Burada anlatılan hususa misalen; bir astronom ilgilendiği çok büyük uzay âlemlerinde aklen kaybolabileceği gibi, bir biyolog ilgilendiği çok küçük bakteri, virüs âlemlerinde aklen kaybolabilir. Hayırlı günler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...