Block title
Block content

"Bazan küçük bir şey büyük bir iş yapar. Öyle şerâit oluyor, tahtında az bir hareke sahibini çıkarıyor tâ âlâ-yı illiyyîn. Öyle hâlât oluyor ki, küçük bir hareket, kâsibini indiriyor tâ esfel-i sâfilîn.." izahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bazı şartlar, küçük amelleri büyük yapar, bazı şartlar da büyük amelleri küçük yapar. Bazı şartlar vardır, küçük günahları çok büyük yapar, bazı şartlar da büyük günahları küçültür, nazarı affa ulaştırır.

Zor ve meşakkatli bir ortamda küçük bir ibadet büyük sevaplar kazandırır. Harpte ve soğukta bir askerin bir dakika nöbeti ya da şehit olması, cennet ve velayet makamını kazandırıyor. Rahat bir ortamda ibadet eden bir abidin bir senelik ibadeti, o askerin bir saatine karşılık gelmiyor.

Aynı şekilde şartların rahat ve geniş olduğu bir ortamda yapılan çok büyük ibadetler, meşakkat içinde yapılan amellerle kıyaslandığı zaman küçülür. Onun bir senesi, bunun ancak bir saatine denk gelir. Yani burada ibadetleri ve amelleri değerli yapan veya yapmayan şey, şartlar ve ortamdır.

“Kim ümmetimin fesada girdiği bir ortamda sünnetime temessük ederse, yüz şehit sevabı kazanır.”(1)

hadisi bu manaya işaret eder. Bazen olur ki, şartlar ağırlaştığı için, bir sünneti işlemek, şehit kadar makam kazandırır.

Eski zamanlarda iman ve ibadetler umumi olduğu için, vera ve züht gibi kavramlar öne çıkmıştır. Allah katında değer kazanmak için, standartların üzerine çıkmak gerekiyor ki, o zamanlarda bu ancak vera ve züht ile mümkündü. Şimdilerde standartlar düştüğü, günahlar rahatla işlendiği için, yani şartlar ibadet ve takva noktasından zorlaştığı için, az bir amel eski zamanlarda işlenen çok amele bedel bir duruma gelmiştir. Onun için bu zamanda farzları yapan, büyük günahları terk eden, bidalara taraftar olmayan, tahkiki iman sahipleri eski zaman evliyaları mesabesindedir, demek, hata olmaz.

Bazen olur küçük bir günah, büyük günah gibi insanı esfel-i safiline atar. İbadet ve takvanın umumi olduğu şartlar içinde, küçük bir günah, aynen ibadette olduğu gibi, ehemmiyet kespeder, önemli bir günah sınıfına geçer. Zira ortam ve şartlar günaha girmeye müsait olmadığı halde, işlenen günah ile ortam günaha girmeye müsait olduğu zaman, işlenen günah aynı derecede değildir.

Eski zamanda işlenen küçük bir günah, belki bu zamanda işlenen büyük bir günaha bedeldir. Zira şartlar ve ortam insan üzerinde müspet veya menfi olarak çok büyük bir baskı oluşturuyor. Allah’ın da bu günahları değerlendirirken bu baskıyı nazara alması adalet ve merhametinin bir gereğidir. Yanlış anlaşılmasın, şartlar ve ortam günaha elverişli diye, günahlar serbestçe işlenebilir anlamı çıkarılmasın.

Özet olarak; eski zamanda işlenen basit bir günah, insanı helakete götürebileceği gibi, şimdi, bu zamanda işlenen az bir amel de insanı yüksek makamlara ulaştırabilir. Bunun gerekçesi ise, şartların amel ve günah üzerindeki etkisidir.

(1) bk. Taberânî, el-Mecmeu’l-Kebîr, 1394; Müntehebâtü Kenzi’l-Ummâl, 1:100; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 7:282. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...