Block title
Block content

"Bazan Kur’ân Cenâb-ı Hakkın fiillerini tafsil ediyor; sonra bir fezleke ile icmal eder. Tafsiliyle kanaat verir; icmalle hıfzettirir, bağlar." Burayı açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan, bazen âyât-ı kudreti âyetlerde basteder, sonra içerisinden esmâyı çıkarır. Bazan mensucat toplar gibi açar, dağıtır; sonra toplar, esmâda tayyeder. Bazan da ef'âlini tafsil ettikten sonra, isimlerle icmal eder. Bazan da, halkın a'mâlini tehdidâne söyler; sonra rahmete işaret eden isimlerle tesellî eder. Bazan da bazı makasıd-ı cüz'iyeyi zikrettikten sonra, o makasıdı takdir ve ispat için, burhan olarak kavâid-i külliye hükmünde olan isimleri zikrediyor. Bazan da maddî cüz'iyatı zikreder, sonra esmâ-i külliyeyle icmal eder. Ve hâkezâ..."(1)

Şimdi bu paragrafı cümle cümle açıklamaya çalışalım:

"Evet, Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan, bazen âyât-ı kudreti âyetlerdebasteder, sonra içerisinden esmâyı çıkarır."

Kudret ayetleri, kainattaki yaratmalardır. Kur’an bu yaratmalardan örnekler vererek en sonunda verdiği örneklerden isimleri çıkarıyor. Mesela, canlıların rızıklarından örnekler getirip en nihayetinde Rezzak ismini çıkarıyor.

"Bazan mensucat toplar gibi açar, dağıtır; sonra toplar, esmâda tayyeder."

Bazen de mahlukatı bir top kumaş gibi açar, sergileri en sonunda bir isimde yeniden toplar ve toparlar. Mesela, eşyanın menfaat ve hikmetlerini genişçe zikreder, en nihayetinde Hakim isminde toplar.

"Bazan da ef'âlini tafsil ettikten sonra, isimlerle icmal eder."

Bir fiil genişçe izah edildikten sonra, bir isim ile özetlenir. Mesela, kainattaki temizleme ve tanzifat fiilleri genişçe tafsil edildikten sonra, Kuddüs ismi ile özetlenmesi gibi.

"Bazan da halkın a'mâlini tehdidâne söyler; sonra rahmete işaret eden isimlerle tesellî eder."

Bazen de insanları amel noktasından ikaz edip tehdit eder, sonra nereye sığınılması gerektiğini göstermek için rahmet ve af kapısı gösterilir.

Bu kaidelerinin örnekleri Kur’an’da çokça bulunmaktadır. Biz numune olarak bazılarını takdim edelim:

"Allah’a kavuşmayı umanlara gelince, şu bir gerçek ki, Allah’ın belirlediği vakit mutlaka gelecektir. O, Semî’dir, Alîm’dir. " (Kasas, 28 /5)

"Müminler o insanlardır ki, Allah’a ve O’ nun Resulüne inanırlar. Resulle beraber, ortaklaşa bir iş üzerinde bulundukları zaman, ondan izin almadan çekip gitmezler. O senden izin isteyenler var ya, onlar Allah’a ve O’ nun Resulüne iman edenlerdir. Bazı uğraşları için senden izin istediklerinde, onlardan dilediğine izin ver ve kendileri için af dile. Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir." (Furkan, 25/62)

"Andolsun ki biz Lokman’a şu yolda hikmet verdik: 'Allah’a şükret.' Şükreden kendi lehine şükreder. Nankörlük edense şunu bilmeli; Allah, Ganî’dir, Hamîd’dir." (Lokman, 31/12)

"Evvel O’ dur, Âhir O, Zahir O’ dur, Bâtın O! O her şeyi hakkıyla bilir." (Hadid, 57/3)

"En güzel isimler Allah’ındır; O’na onlarla dua edin. O'nun isimlerinde yanlış tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir." (A'raf, 7/180)

Yukarıda vermiş olduğumuz ayetler, yüzlercesinden bazılarıdır. Dikkat edildiği zaman, önce tecelli konuları tasvir ediliyor, sonra bir iki isimle fezleke yapılıyor. Allah isimlerini tecellilere hem delil hem de netice yapıyor. Yani tecellileri tasvir ile delil, isimlerle özetlemekle de netice yapıyor.

Bir meseleyi tafsilatı ile izah etmek, yani detaylandırmak kanaat vermek için yapılırken, icmal etmek ise, yani özetlemek ise, kolay ezberletmek ve belleklerde kalıcı olmasını temin etmek içindir.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Onuncu Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

yolcu95151
ALLAH cc EBEDİYEN RAZI OLSUN ÇOK GÜZEL BİR İZAH OLDU...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...