Block title
Block content

"Bazan nur, nar göründüğü gibi şiddet-i belâgat da mübalâğa görünür. Şurada nükte-i belâgat üç noktadan terekküp ediyor..." Bu üç noktayı izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birisini diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur." (Mâide, 5/32).

Bu ayette bir insan ile bütün insanlık müsavi gösterildiği için, zahirde mübalağa varmış gibi duruyor. Üstad Hazretleri bu ayetin üç noktasını izah ederek, mübalağa olmadığını ve aynı belagat olduğunu ispat ediyor.

"Bazan nur, nar göründüğü gibi şiddet-i belağat da mübalâğa görünür. Şurada nükte-i belağat üç noktadan terekküp ediyor."

"Birincisi: Beşerin fıtratındaki istidad-ı isyan ve tehevvür, gayr-ı mahdut olduğunu göstermektir. Hayra olduğu gibi, şerre dahi insanın kabiliyeti nâmütenâhi gibidir. Hodgâmlıkla öyle insan olur ki, heves ve ihtirasına mâni her şeyi, hattâ elinden gelirse dünyayı harap ve nev-i beşeri mahvetmek ister."

İnsanın fıtratındaki öfke ve isyan kuvveti sınırsız olduğu için, adeta bütün insanlığı öldürecek bir potansiyele sahiptir. Bunun bazı tezahürleri tarihte vaki olmuştur. Cengiz Han, Hülagu, Stalin, Hitler gibi cani ve alçaklar, milyonlarca insanı bu duygu ile katletmiştirler. Demek ayetteki, "bütün insanları öldürmek" tabiri mübalağa değil, aynı belagattır. Stalin'in, hevası olan komünizmi yaymak için yirmi milyon insanı katlettiği söylenmektedir. 

"İkincisi: İstidad-ı fıtrînin hariçte derece-i kuvvetini izharla, mümkünü vâki suretinde göstererek, nefsi zecr eder. Demek, o damar-ı gadir ve isyan çekirdeği, güya bilkuvveden bilfiile çıkıp, imkânatı vukuata inkılâp ederek, müstaid olduğu semeratı verip, bir şecere-i zakkum suretinde hayalin nasbü'l-aynına vaz eder-tâ matlub olan teneffür ve inzicarı, nefsin dibine kadar işletilsin. İrşadî belâğat böyle olur."

Bütün insanlığı öldürmek, insanın fıtri bir potansiyelidir. Ayet bu potansiyeli olmuş gibi tasvir ediyor ki, insanın fıtratında bulunan sair müspet duygular galeyana gelip nefsin önünde bir set, bir engel olsun. Ayetin, mümkünü vaki bir şekilde tasvir etmesinde böyle derin ve tesirli bir irşat metodu bulunuyor.

"Üçüncüsü: Kaziye-i mutlaka, bazan külliye; ve kaziye-i vaktiye-i münteşire, bazan daime suretinde görünür. Halbuki bir fert, bir zamanda hükme mazhar olsa, kaziyenin mantıkan sıdkına kâfidir. Ehemmiyetli bir kemiyet olsa, örfen dahi doğrudur. Nasıl ki, her mâhiyette bazı hârikulâde efrad veya o nev'in nihayet derecede tekemmül etmiş bir fert veya her fert için acip şeraiti câmi harika bir zaman bulunur ki, sair efrad ve ezmine o ferde veya o zamana nisbeten zerreler kadar, küçücük balıklar balina balığına nispeti gibidir."(1)

Cüzi- Külli: Cüzi küllinin küçültülmüş bir modelidir. Küllide ne varsa hepsi cüzide de vardır. Cüzi ile külli keyfiyeten aynı, kemiyeten farklıdır. Küllide azametli ve haşmetli olan meseleler cüzide de aynen ama küçültülmüş ve mütevazı olarak vardır. Cüziye bakarak külli hakkında fikir edinilebilir. Mesela insan cüzi iken, insanlık küllidir. İnsanlıkta ne varsa aynısı insanda da vardır. İnsan ile insanlık arasında sadece kemiyet farkı vardır.

Bütün insanlık külli iken, bu insanlık içinde bir fert ve birey cüzidir. İnsanlık ile insan arasında hiçbir fark yoktur. Fark sadece kemiyet ve adet çokluğundadır. Keyfiyet ve mahiyet bakımından bütün insanlık ile bir tek insan eşittir ve aynıdır. Bütün insanlıkta olan keyfiyet ve haller aynı ile bozulmadan, dağılmadan bir insanda da vardır. İnsaniyet noktasından bir insan ile altı milyar insan müsavidir. Altı milyar insan için ne gerekli ise, bir insan için de o gereklidir.

Mesela, altı milyar insanın yaşaması için gerekli olan güneş,  bir insanın yaşaması  için de gereklidir. Bu noktadan baktığımız zaman, bir küllide gerekli hallerin hepsi bir cüzide de aynı ile gerekli ve mevcuttur. Altı milyar insanın bütün keyfiyet ve hallerinin her insanda aynı ile bulunması külliyi, yani insanlık manasını bozup dağıtmıyor, bir sıkışıklık ve daralmaya sebebiyet vermiyor. Dağılmaktan dolayı bir azalma ya da zayıflama görülmüyor.  

Küllinin aynı ile cüzide mevcut olduğunu anladıktan sonra, meselemize taalluk eden noktasına bakalım. Bir insanı öldürmek ile bütün insanlığı öldürmek cüziyet ve külliyet açısından müsavi oluyor.

(1) bk. Sünuhat, Kur'an'da Mübalağa, Mücazefe Yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sünuhat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2776 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...