"Beden-i misali" mevtten önce nerede olur? Mesh-i maneviye düçar olan bedeni misali midir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanoğlu olarak, ruh ve onun beden-i misalisiyle ilgili çok az bilgiye sahibiz. Gaybi konulardaki bu gibi soruların cevapları, elimizde net bilgi olmadığından kesinlik ifade etmezler. Ancak büyük âlimlerin ve ariflerin keşfine ve ilhamlarına istinad ederek, bazı tahmin ve akıl yürütme yapılabilir.

Beden-i misali, anladığımız kadarıyla âlemi misalde olabilir. Çünkü âlemi cismaniyette olamaz. Olsa idi herkes görürdü ve sırrı imtihan bozulurdu. Üstad Hazretleri ruhun, mevtten sonra beden-i misalisini giydiğini ifade ediyor. Demek şu gördüğümüz âlemi şehadet ile âlemi ervahtan sayılan âlemi berzahın arasında alemi misal vardır. Ölüm ile ruhumuz, âlemi misalde olan beden-i misalisini giyer ve öyle berzaha geçer diye düşünüyoruz.

"Rüya misalin zılli, misal ise berzahın zılli olmuştur..."(1)

"Meselâ uyku âlemi, yakaza ile âlem-i misal arasında bir köprüdür. Berzah, dünya ile âhiret arasında ayrı bir köprüdür. Ve misal, âlem-i cismanî ile âlem-i ruhanî arasında bir köprüdür."(2)

Ayrıca "bedeni misali" denilmesinin bir nedeni âlemi misalden olduğu için de olabilir. Ve aynı zamanda maddi âlemdeki hakiki bedeninin bir misli ve benzeri olduğu için de bu ismi almış olabilir.

Ayrıca şunu belirtmekte fayda vardır. Aşağıda izah edileceği gibi beden-i misali mesh olup hayvan suretine girse de simaca veya farklı bir şekilde insanın şahsiyetini tefrik edecek bir alamet-i farikanın olacağı muhakkaktır. Çünkü âlemi misal, sureten âlemi şehadete benzediği gibi, mana cihetiylede âlemi gayba da benzerdir.

"Âlem-i şehadete suretiyle ve âlem-i gayba manasıyla müşabih ve ikisinin mabeyninde bir berzah olan âlem-i misal o muammayı halleder."(2)

Mesh-i manevi meselesine değinelim.

Eski kavimlerde, ümmetlerde mesh-i suri ve manevi var idi. Ama Allah’ın bir lütfu ve rahmeti olarak bu ümmete mesh-i surî kaldırılmıştır. Ama mesh-i manevi ise devam etmektedir. Bazıları bu meshi, mecazî olarak düşünürler. Yani "tabiatı ve ahlakı, mesh olur" demişlerdir. Ama kanaatimizce kişinin kötü ahlakı, sîreti, yani kişinin batınını mesh eder. Meseleyi biraz daha açacak olursak mesh olan şeyin batınî olan ruhun beden-i misalisi diye anlaşılabilir. Çünkü ruhun mahiyeti nuranidir. Onun kirleten ve habis eden giydiği bedenleridir. Kişinin kötü ahlakı ve amelleri bu beden-i misaliyi mesh eder. Böylece "hayvani ruh" tabirine layık olur. Ama iyi ahlak ve ameller ise bedeni misaliyi latifleştirir ve ulvileştirir. Meleki bir ruh gibi olur. Temessül ederek âlemi misalde toplantılar ve meşveretler bile yapabilir.

"O heva ise şe'ni, insaniyeti derece-i melekiyeden dereke-i kelbiyete indirmektir, insanın mesh-i manevisine sebeb olmaktır. Bu medenîlerden çoğu, eğer içi dışına çevrilse kurt, ayı, yılan, hınzır, maymun postu görülecek gibi hayale gelir."(4)

Risale-i Nur'da Sevr ile Hut ismindeki iki meleğin âlemi misaldeki görüntülerinin aynı sevr (öküz) ve hut (balık) gibi olduğu geçmektedir. Bunun gibi beden-i misali de bu melekler gibi âlemi misalde ahlakına göre değişik timsallerde bulunabilir diye düşünüyoruz. Çünkü Allah, ilmi vücudu olan ahlak ve amelleri orada kendisine uygun vücuda ve cisimlere dönüştürerek tahvil eder ve sabitleştirir, kaydettirir.

"İşte varlığı kat'i olan misal aleminin hassası ve husûsiyyeti; ma'nalar halindeki ilmî mevcudâtı, o alemde cisimler haline getirmek...Ve araz denilen sûret ve kabukları, cevahir vaziyetine...Ve değişken olan tavır ve halleri sabit şeyler haline tahvil eyleyip değiştirmektir."(5)

"Meselâ: 'Sevr' ve 'Hut' isminde ve âlem-i misalde sevr ve hut timsalinde berrî ve bahrî hayvanat nâzırlarından iki melaiketullah..."(6)

Üstad Hazretlerine de âlemi misal açılmıştı. Bu âlemdeki bazı kişilerin siretlerini, yani beden-i misalilerini hayvan ve canavar şeklinde gördüğü için bakmıyor, daha doğrusu bakamıyordu.

“Kardeşlerim! Ben, gençliğimde İstanbul'da on sene kaldığım zamanlarda hiçbir kadına bakmadım, bakamıyordum. Çünkü bana âlem-i misal açılmış idi."(7)

Dipnotlar:

1) bk. Sözler, Lemeat.

2) bk. Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale.

3) bk. Muhakemat, Birinci Makale (Unsuru'l-Hakikat), On İkinci Mukaddime.

4) bk. Sünuhat.

5) bk. İşâratü'l-İ'caz (Badıllı Trc), s. 437.

6) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

7) bk. A. BADILLI, Mufassal Tarihçe-i Hayat, I, 521.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...