Block title
Block content

Bediüzzaman Hazretleri, "Bana ait kusurlar ve noksaniyetler ve işgal ve hatalara nazarı insaf ve musamaha ile bakmalarını ihvanlarımızdan bekleriz." buyuruyor, bu ifadelerini değerlendirebilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Halkımız arasında “Beşer şaşar!..” deyimi vardır. İslam inancında sadece peygamberler için bir masumiyet söz konusudur, başkalarına böyle bir garanti yoktur. Hatta peygamberler için bile “zelle” tabir edilen “içtihadında hakka tam isabet edememe” hali olabilmektedir. Ancak böyle bir durumda peygambere vahiy gelir, o hal düzeltilir.

Mesela, Tebük Seferi için Hz. Peygamber (sav) seferberlik ilan eder. Bazı münafıklar yalandan bahaneler ile O’na gelip izin isterler, O da kendilerine izin verir. Ancak daha sonra gelen ayette şöyle denilir:

“Allah seni affetsin, niçin onlara izin verdin? Ta ki doğru söyleyenlerin kimler olduğu sana netleşse ve yalancıların kimler olduğunu bilseydin.”(Tevbe, 9/43)

Bediüzzaman, hiçbir zaman kendisini “hatasız bir kul” olarak görmez, aksine eksiklerine, kusurlarına dikkat çeker. Mesela şöyle der:

“Aziz kardeşlerim! Üstadınız lâyuhtî değil. Onu hatasız zannetmek hatadır…”(1)

Keza, şöyle uyarıda bulunur:

“Hiçbir müfsid, ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zîrâ çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyle ise her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz."

"İşte size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktı ise kalbde saklayınız. Bakır çıktı ise çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız, bana reddediniz gönderiniz.”(2)

Dolayısıyla burada nazara vermiş olduğu “kusurlar, noksaniyetler, işkâl ve hatalar”, tevazu kabilinden söylenmiş bir söz olarak algılanmamalıdır. Söz gelimi, bazı yerlerde çok kapalı gitmiştir, mesele tam vuzuha kavuşmamıştır. “Beş Şu’le” olarak yazılması hedeflenmişken “Üç Şu’le” yazılabilmiştir.

Dipnotlar:

(1) bk. Barla Lahikası, (131. Mektup)

(2) bk. Münâzarat, Sualler ve Cevaplar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Mu'cizât-ı Kur'âniye Risalesi | Yazar: Şadi EREN ( Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 1361 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...