Block title
Block content

Bediüzzaman Hazretleri, bizzat sohbet ettiğinde nasıl bir dil kullanırdı; herkesin anlayabileceği şekilde yalın bir dil kullanmaya özen gösterir miydi? Sohbetlerinden Ami ve âlim aynı anda istifade edebiliyor muydu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretlerinin nasıl bir irşat dili kullandığını en güzel Risale-i Nurlar gösteriyor. Evet, Risale-i Nur'un tebliğ ve irşat usulünü incelediğimizde cahil âlim, avam havas, eğitimli eğitimsiz herkesin seviyesine hitap ettiğini rahatlıkla görebiliriz.  

Şu ibareler sizin sorunuza kısa ve veciz bir cevap niteliğindedir:

"Yıllardır mukaddesatları çiğnenmiş vatan çocukları, mahvedilen nesiller, imana susayanlar, onun yoluna, onun nuruna koştular. Üstad'ın Nur Risaleleri elden ele, dilden dile, ilden ile ulaştı, dolaştı. Genç-ihtiyar, cahil-münevver, sekizinden seksenine kadar herkes ondan bir şey aldı, onun nuruyla nurlandı. Her talebe, bir makine, bir matbaa oldu. İman, tekniğe meydan okudu. Nur Risaleleri binlerce defa yazıldı, teksir edildi..."(1)

Risale-i Nur'u okuyan kitleler içinde âlim de var cahil de, profesör de var talebe de, okumuş da var okumamış da...

Demek Üstad Hazretleri irşat ve tebliğde prensip olarak muktaza-yı hâle mutabık bir dil kullanıyor. Yani çocukla çat pat, âlimle ilmi bir derinlik ile konuşuyor. Zaten bu tarz irşat Kur’anî bir irşattır.

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, Said Nur ve Talebeleri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Bediüzzaman'ın Yaşantısı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1064 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...