Block title
Block content

Bediüzzaman Hazretlerinin ölümünden sonra da, tasarrufu devam etmekte midir? Üstadımızın ruhaniyetinden istifade etme yolları ve bunun tezahürleri nelerdir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Saniyen: Gavs-ı Âzam gibi, memattan sonra hayat-ı Hızırîye yakın bir nevi hayata mazhar olan evliyalar vardır. Gavs'ın hususî İsm-i Âzamı, 'Yâ Hayy' olduğu sırrıyla, sair ehl-i kuburdan fazla hayata mazhar olduğu gibi, gayet meşhur, Mâruf-u Kerhî denilen bir kutb-u âzam ve Şeyh Hayâtü'l-Harrânî denilen bir kutb-u azîm, Hazret-i Gavs'tan sonra mematları hayatları gibidir. Beyne'l-evliya meşhur olmuştur."(1)

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere, büyük evliyalardan bazıları öldükten sonra da hayatta gibi manevi ve ruhani tasarrufları devam ediyor. Haberdar olmak şöyle dursun, adeta hayattaymış gibi manevi reisliğini ve terbiyesini talebe ve müritlerin üzerinden çekmiyorlar. Bu hususta Gavs-ı Azam Geylani Hazretleri Hay ismine mazhariyetten dolayı  çok fazla temayüz etmiştir.

Mevlana Bağdadi Hazretleri, Geylani Hazretlerinin manevi riyasetinde olan Bağdat'a geldiğinde manen inkişaf edemiyor, talebeler arasında bir türlü revaç bulamıyor. Sonra onun ruhaniyetine aracı yaparak izin istiyor. İzin verilince de birden parlayıp inkişaf ediyor. Demek Geylani Hazretleri bin yıllık geriden ruhi riyasetini devam ettiriyor.

Helaket ve felaket asrının İmamı olan Said Nursi Hazretlerinin de bu manevi tasarrufa mahzar olduğu kanaatindeyiz. Değil haberdar olmak, belki riyaseti bizzat devam ediyor. Bu sebeple biz dershanede ders okurken veya başka  imani hizmetlerimizde Üstadı bizzat arkamızda bir müşevvik, bir mürebbi olarak görebiliriz.

Bu manaya Risale-i Nurlardaki şu ibareler işaret ediyor:

"Birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz cenupta, birimiz şimalde, birimiz âhirette, birimiz dünyada olsak, biz yine birbirimizle beraberiz. Kâinatın kuvveti toplansa bizi yüksek Üstad Said Nursî'den ve Risale-i Nur'dan ve bizi bizden ayıramazlar. Zira biz Kur'ân'a hizmet ediyoruz ve edeceğiz. Âhiret hakikatine inandığımız için, mânevî olan bu sevgi ve tesanüdümüzü elbette hiçbir kuvvet sökemeyecektir. Çünkü bütün Müslümanlar saadet-i ebediye makarrında toplanacaklardır."(2)

Üstad Hazretlerinin ruhaniyetinden istifade etmenin en güzel yolu, Risale-i Nurları tahkiki bir şekilde okuyup onu hayatımıza tatbik etmektir. Zaten Üstad Hazretleri hayatta iken bile bütün nazarları Risale-i Nurlara çeviriyor, kendi şahsını ön plana çıkarmıyordu. Demek Üstad Hazretlerinin mübarek ruhaniyeti Risale-i Nurların satırlarına ve cümlelerine aksedip orada  temessül etmiştir. Biz Risale-i Nurları okuduğumuzda Üstad Hazretlerinin ruhaniyeti ile iletişim halindeyiz demektir. Ayrıca onun ruhaniyeti ile irtibat olabilir ama bu, makama bakar.

Dipnotlar:

(1) bk. Barla Lâhikası, (261. Mektup)

(2) bk. Şualar, On Dördüncü Şua

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...