Bediüzzaman'ın 1.250.000 hadisi ezberlediği ve bu konuda Ahmet Bin Hanbel'i geçtiği iddiasının doğrulu nedir? Üstad'ın hadis ilminde zayıf olduğu ve muhaddis olmadığı da iddia ediliyor. Bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu hususta bizim kanaatimiz şu şekildedir: İfrat da tefrit de iyi değildir.

Üstad'ın bir Peygamber gibi rey sahibi olduğunu veya Sahabelerden bile büyük olduğunu ilan etmek ve bunu savunmak ifrat bir yaklaşımken, Üstad'ın hadis ilminde zayıf olduğu ve muhaddis olmadığı iddiası da tefritçe bir yaklaşımdır.

1.250.000 hadisi ezberlediği ve bu konuda Ahmet Bin Hanbel (r.a)'i geçtiği meselesi ile ilgili, Zübeyir Gündüzalp ağabeyden şöyle bir hatıra nakledilmektedir: "Üstad bana bir gün "İmam Hanbel bir milyon hadis ezberlemiş. Kardeşim ben de bir milyon yüz altmışbin (1.160.000) hadis ezberledim." (1)

Üstadımız hem hadis ilminde hem de hadis usulünde derin bir ilme sahiptir. On Dokuzuncu Mektup'ta üç yüz hadisi ezberden dağda bayırda hatasız bir şekilde yazdırması, hadis ilminde alim olduğunun bir delilidir.

Elhâk bizler de, 1987 tarihinde (Arapça olarak) basılan “Mu’cizât-ı Ahmediyye” risalesinin önsözünde saygıdeğer Edib Debbâğ’ın şu sözlerine katılıyoruz:

“Bu eserde îrad edilen yüzlerce hadîse dikkatle bakacak olursak, onun (Bediüzzaman’ın), bu eseri her ne kadar sözlü olarak yazdırmış olmasa bile, ilm-i hadîs alanında ayağının yere ne kadar sağlam bastığını, sîreti ve sîretle ilgili va­kaları ne kadar iyi bildiğini açıkça görebiliriz. En üstü kapalı ifadeleri dahi kolay­lıkla anlayabilen, hatasız ve sehivsiz bir şekilde değerlendiren bir hadîs sarrafı ol­duğuna kesin kanaat getiririz."

“Bu kıymetli risâlede varid olan bu hadîslerin tahkikini (2) yaparak değerlendire­cek olursak, kendimizi gâyet esaslı ilmî kaideler ve tenkid kabul etmez metodik esaslar üzerine kurulu mu’cizelerin önünde bulunduğumuz kanaati alabildiğine zi­yadeleşir.” (3)

Ayrıca Risale-i Nur'da hadis usulü üzerine çok etkili ve tatmin edici izahlar getirilmiştir. Özellikle Yirmi Dördüncü Söz'ün Üçüncü Dal'ındaki "on iki asıl", On Dokuzuncu Mektup'taki Nükteli işaretlerdeki esaslar ve Muhakemat'taki ilmi tespitler, Üstad'ın hadis usulü konusunda içtihat derecesinde bir derinliğe sahip olduğunun bir emaresi bir işareti niteliğindedir.

Bir de Üstadımız hadislerin senedinden çok hadislerin metni ile ilgilenmiştir ve metni anlama ve yorumlama konusunda performans sergilemiştir. Çok hadis ezberlemekle hadisi çok iyi anlamak farklı kulvarlardır.

Mesela Ebu Hureyre (ra) İbn-i Mesud (ra) göre çok hadis biliyordu ve muksirûndandı, ama İbn-i Mesud (ra) o hadisleri Ebu Hureyre (ra) daha iyi anlıyor ve daha iyi yorumluyordu.

Üstadımız bu asırda dinsizlik tehlikesine karşı iman müdafaası üzerine yoğunlaşmış, Risale-i Nuru da bu yönde telif etmiştir. Hadis ilmini de ekseriyetle muhaddislere havale etmiştir.

İtiraza ve tenkide uğrayan hadisler imanın müdafaa alanına girdiği için, bu tarz hadisleri eşsiz bir şekilde tevil, tabir ve tefsir ederek hadis düşmanlarına hadlerini bildirmiştir.

Netice olarak Üstadımızın çok hadis ezberlediği ile ilgili, zaten risalelerdeki hadis nakilleri ve yorumlarından belli olmaktadır. Yine de Üstadımızın boy yarıştırmak nevinden hadis alanında bir Buhari bir Müslim bir Ahmet bin Hanbel ile de kıyaslamak doğru değildir...

Meslek ve meşrep taassubu, müspet hareket ve bakışın önüne geçmemeli ve perdelememelidir.

Ek bilgi için tıklayınız:

- RİSALE-İ NUR’DA RESÛLÜLLAH (A.S.M.)
- MÜCEDDİDLİK VE BEDİÜZZAMAN

Dipnotlar:

(1) (bkz. Mustafa Süzen, Ağabeyler'den Öğütler 2, Akademi Yayınları, s:11)

(2) Mezkûr kitaptaki hadis-i şeriflerin tahrîci Felâh Abdurrahman Abdullah tarafından gerçekleştirilmiş olup, bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular, eserin dipnotlarına müracaat edebilir.

(3) Mütercim; Edip Debbağ, Mu’cizât-ı Ahmediyye, 11, Musul- 1987

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...