Block title
Block content

Bediüzzaman'ın tasavvuf ve tarikat noktasındaki düşüncelerini ve konu ile alakalı dersleri, tavsiyeleri var mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretleri, tarikat ve tasavvuf hakkında görüşlerini en veciz ve beliğ bir şekilde Yirmi Dokuzuncu Mektub'un Dokuzuncu Kısmında “Telvihât-ı Tis'a” başlığı altında uzun uzadıya ifade etmiştir. Bu vesile ile yazının giriş kısmını buraya alıyoruz:

"Tasavvuf, tarikat, velâyet, seyrü sülûk namları altında şirin, nuranî, neş'eli, ruhanî bir hakikat-i kudsiye vardır ki, o hakikat-i kudsiyeyi ilân eden, ders veren, tavsif eden binler cilt kitap, ehl-i zevk ve keşfin muhakkikleri yazmışlar, o hakikati ümmete ve bize söylemişler. جَزَاهُمُ اللهُ خَيْرًا كَثِيرًا  Biz, o muhit denizinden birkaç katre hükmünde birkaç reşhalarını şu zamanın bazı ilcaatına binaen göstereceğiz."

Sual: Tarikat nedir?

"Elcevap: Tarikatin gaye-i maksadı, marifet ve inkişaf-ı hakaik-i imaniye olarak, Mirac-ı Ahmedînin (a.s.m.) gölgesinde ve sâyesi altında, kalb ayağıyla bir seyr ü sülûk-i ruhanî neticesinde, zevkî, hâlî ve bir derece şuhudî hakaik-i imaniye ve Kur'âniyeye mazhariyet; 'tarikat', 'tasavvuf' namıyla ulvî bir sırr-ı insanî ve bir kemâl-i beşerîdir."

"Evet, şu kâinatta insan bir fihriste-i câmia olduğundan, insanın kalbi binler âlemin harita-i mâneviyesi hükmündedir. Evet, insanın kafasındaki dimağı, hadsiz telsiz telgraf ve telefonların santral denilen merkezi misilli, kâinatın bir nevi merkez-i mânevîsi olduğunu gösteren hadsiz fünun ve ulûm-u beşeriye olduğu gibi, insanın mahiyetindeki kalbi dahi, hadsiz hakaik-i kâinatın mazharı, medarı, çekirdeği olduğunu, had ve hesaba gelmeyen ehl-i velâyetin yazdıkları milyonlarla nuranî kitaplar gösteriyorlar."

"İşte, madem kalb ve dimağ-ı insanî bu merkezdedir; çekirdek haletinde bir şecere-i azîmenin cihazatını tazammun eder ve ebedî, uhrevî, haşmetli bir makinenin âletleri ve çarkları içinde derc edilmiştir. Elbette ve herhalde, o kalbin Fâtırı, o kalbi işlettirmesini ve bilkuvve tavırdan bilfiil vaziyetine çıkarmasını ve inkişafını ve hareketini irade etmiş ki, öyle yapmış. Madem irade etmiş; elbette o kalb dahi akıl gibi işleyecek. Ve kalbi işlettirmek için en büyük vasıta, velâyet merâtibinde zikr-i İlâhî ile tarikat yolunda hakaik-i imaniyeye teveccüh etmektir."(1) 

İnsan mahiyetinin efendisi ve en önemli duygusu olan kalbin, Allah hesabına işlettirilmesinde tarikat ve tasavvuf önemli bir disiplin ve yüksek bir tarz olduğu için, İslam tarihinde milyonlarca evliya ve asfiyanın yetişmesinde önemli bir yere sahiptir. Üstad Hazretleri tarikat ve tasavvuf hakkında daima müspet ve güzel tariflerde bulunmuş, hatta bazı sapkın bidat fırkaların hücumuna karşıda tarikatı şiddetle müdafaa etmiştir.

Üstad Hazretleri bir çok tasavvuf büyüklerinin vird ve zikirlerini “Büyük Cevşen” isimli vird ve dua kitabında cem ederek günümüz insanlarına vird ve zikirler hususunda önemli bir rehberlik yapmıştır.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dokuzuncu Kısım | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 10288 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...