Block title
Block content

"Belâ vereni buldunsa, atâ-ender, safâ-ender belâdır, bil. Bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül." Buradaki "mül" ifadesini nasıl anlayabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Belâ vereni buldunsa, atâ-ender, safâ-ender belâdır, bil.
Bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül.
"(1)

Bu paragrafın genel manası; insan bela vereni tahkiki bir iman ve marifet ile bulsa, o zaman o bela ve musibetler, manevi sevap ve hayır kaynağına dönüşür, neticeleri bakımından sefa ve saadet olur. Feryat ve bağırmaları bırakıp şükür ve senalara başlar. O zaman hayatı acı ve azaptan kurtulup, her şey yüzüne gülen dost kıvamına gelir.

"Bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül."

Meali: Bırak feryadı iman ile şükre gir, manend-i belabil yani bülbüller gibi ol, o zaman her şey, her nesne, her an ve her zaman keyifli ve keyif veren bir nesneye dönüşür. Bülbülün nazarında gül keyif verici bir nesnedir, hatta ona aşk ile bağlıdır.

"Mül" burada insanın içini serinleten ve rahatlatan bir şerbet manasında kullanılıyor. İman ve onun bakış açısı, insanın kalp ve ruhunu serinletip rahatlatan, tatlı ve leziz bir şerbet ya da cennet şarabı gibidir.

(1) bk. Sözler, On Yedinci Söz'ün İkinci Makamı

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...