"Belki, birbirinin içine girip muntazam bir vaziyetle senin cesedin gibi bir şekil alıyorsa, o vakit her bir dairede, her bir cüz için, o mürekkebat adedince kalıplar lâzım geliyor." cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sanatlı ve mükemmel bir kitabın yazılmasında iki yol var. Birisi; matbaa ile yazılması, diğeri ise mükemmel bir kâtibin kalemi ile yazılması.

Bir kitabın matbaa tarafından yazılmasında, kitabın her bir harfini basacak demir harflerin olması gerekiyor.

Bir harfin içine sûrenin tamamını incecik bir şekilde yazıp yerleştirmek, sûreyi normal bir şekilde yazmaktan daha zor ve daha sanatlıdır.

Bazı kıblegâhlarda Ya ve Sin harflerinin büyük ebatta yazıldıklarını ve bu iki büyük harfin içerisine Yasin suresinin tamamının yazıldığını görürüz. Şayet bu kitap içinde bir de güzel hat sanatı ile Yasin Harfi içine ince ve latif harfler ile Yasin Suresi yazılmak istenirse, bunu basacak matbaada böyle kabiliyetli ve mükemmel hazırlanmış ince ve latif demir harflerin bulunması gerekiyor. Yani kitabı matbaanın yazabilmesi için, matbaanın da kitap gibi mükemmel ve sanatlı olması iktiza ediyor.

Üstat Hazretleri bunu bir misal olarak veriyor. Bu misali çok şeye tatbik edebiliriz. Mesela, bir ağacın yazılması büyük harflerle Yasin yazmaya benzetilirse, onun bütün planının çekirdeğinde yazılması küçük harflerle Yasin yazmak gibidir.

Tabiat denilen bu muhteşem âlemdeki temel unsurların harf mesabesinde olan küçücük bir sineğin içinde de bulunmaları ve görev yapmaları Yasin sûresinin “Yasin” harflerinin içine yazılmasından daha acayip, daha mu’cizevî ve daha harikadır.

Temsildeki kitap; şu kâinatı ve içindeki bedi, garip ve harika eserleri temsil ediyor. Matbaa ise; tabiatı temsil ediyor. Nasıl temsilde matbaanın bir kitabı kendi başına bazması ve basması imkânsız ise, kâinat içinde bulunan bir eseri de tabiatın icat edip yapması imkânsız bir şeydir.

Mesela; bir karınca öyle harika bir sanat eseridir ki, tabiatın onu icat etmesi için, bütün kâinatı eleyip süzmesi iktiza eder. Zira karıncanın hayat bulması ve hayatının devam etmesi, bütün kâinatın bir fabrika gibi mükemmel bir şekilde çalışması gerekir. Yasin harfinde Yasin Suresi'nin ince harflerle yazılması gibi, kâinatın kalın ve azametli sanatları karınca içinde ince ve nuranî bir şekilde yazılmıştır. Kör, sağır ve şuursuz tabiatın böyle mükemmel bir eseri icat etmesi imkânsızdır.

İkinci şıkta ise; Vahid ve Ehad olan Allah’ın her şeyi, sonsuz ilmi, mutlak iradesi, nihayetsiz kudreti ve sair sıfatları ile icat etmesidir ki; en makul olanı ve her aklı başında herkesin kabul edeceği hakikat bu şıktır.

Not: Bugün matbaada kitap basımı Üstadın zamanındakinden çok farklı boyutlara ulaştığı için yeni nesil demir kalıplar meselesini tam anlayamayabilir. Kısaca arz edelim:

O dönemde matbaalarda kurşundan dökülmüş harfler vardı. Bu harfler el ile tek tek alınıp yanyana getirilerek cümleler teşekkül ettirilirdi. Kitabın veya ondaki bir bölümün kurşun kalıplara dökülme işlemi tamamlandığında bu kalıplar önce mürekkeble boyanır, sonra bu boyalı sayfalar üzerinden kâğıt rulolar geçirildiğinde yazılar kâğıtlara intikal ederdi. Şimdi ise, bir adam bilgiyasayarın başına geçip makalesini yazıyor, sonra bir komut ile o yazılar kâğıda dökülebiliyor. Bununla birlikte Üstadın misali bugün de bir başka şekilde yine geçerlidir. Bilgisayardan çıktı aldığımızda ondaki yazılar ya bir kâtibin ilminde tanzim edilip ona göre basılmışlardır, ya da bilgisayarın kendisi yahut mürekkebi o yazıdaki ilmi, cümleler haline getirip basmıştır. Birinci şık hakikat, ikinci şık ise hayalin dahi kabul etmeyeceği bir hurafedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

isahalim
Fen biliminin dediği: "Hücreler dokuları, dokular organları, organlar sistemleri ,sistemler organizmayı oluşturur." Risale metninde geçen "TABİAT KALIPLARININ BULUNMASI LAZIM GELİR" ifadesi "hücre, doku, organ ve sistemler" için mi zikrediliyor yoksa başka bir şey mi kastediliyor? Eğer kastedilen "hücre, doku, organ ve sistemler" ise, bir insanın bedenindeki her bir hücrenin yapısı, mesela gözdeki hücre ile ayak başparmağındaki bir hücrenin yapısı aynı mı ki KALIPLAR LAZIMDIR ifadesi kullanılıyor?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Her ürün için ayrı bir kalıp gerekiyor. Mesela bıçak üreten bir kalıpla kaşık üretmezsin. Şayet her şeyi tabiat yapıyor dersen tabiat içinde sayısız mahlukları yaratacak ve üretecek makine ve kalıpların olması gerekiyor. Ya da her şeyi yoktan var eden Allah yapıyor diyeceksin.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...