"Belki o, bütün resullerin seyyididir, bütün enbiyanın imamıdır, bütün asfiyanın serveridir, bütün mukarrebînin akrebidir, bütün mahlûkatın ekmelidir, bütün mürşidlerin sultanıdır." Efendimizin diğer peygamberlere üstünlüğünün İlâhî adalet yönünden izahı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu soruda, adaletle eşitliğin karıştırıldığı anlaşılıyor. Cenab-ı Hakk’ın kainattaki icraatları eşitlik üzere değil adalet esasına bina edilmiştir. Bu hakikatin sonsuz misallerinden sadece kendi yüzümüze nazar edelim:

Göz ile kulak eşit değillerdir, ama her birine vazifesine uygun özellikler takılmakla adalet tahakkuk etmiştir.

Bu sorudaki anlayışa göre güneşin dünyaya, havanın suya, ceylanın aslana eşit olması gerekir. Bu ise ilahi hikmete de adalete de zıttır.

Bütün peygamberler, peygamber olmaları bakımından eşittirler, aralarında fark yoktur. Hepsi Allah’ın en seçkin kullarıdırlar. Ancak bu seçilmiş zümre içerisinde de bazıları diğerlerinden manen daha üstün olabilir.

Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"İşte bu peygamberlerden bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık, onlardan Allah'ın kendilerine hitabettiği derecelerle yükselttikleri vardır..." (Bakara, 2/253)

Sayıları yüz yirmi dört bin ile ifade edilen peygamberler içerisinden sadece dördüne kitap indirilmiş ve bunlardan da sadece birisi mi'raç mucizesine mazhar olmuştur.

Hazreti İsa aleyhisselamın Peygamberimize ümmet olmayı arzu etmesi, Onun (asm.) büyüklüğünün çok açık bir delilidir.

Bu konuyu Üstat Hazretlerinin akıllara durgunluk veren şu ifadesiyle tamamlayalım:

“Hem ism-i a'zama mazhar olan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bir âyette mazhar olduğu feyz-i İlahî, belki bir peygamberin umum feyzi kadar olabilir...”(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...