Block title
Block content

"Belki zayıflar için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler. Eğer o dünyaya ait faydalar ve menfaatler o ubudiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz’ü olsa, o ubudiyeti kısmen iptal eder..." izahı nasıldır?

 
Soru Detayı:

Dünyaya ait faydaların, o ibadet konusunda müreccih olması ile illet olması arasında nasıl bir fark var? Ayrıca cennete girmek veya sevap kazanmak için ibadet edilmesi hakkında ne dersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İllet, ibadetin kim ve ne için yapıldığının cevabıdır. Yani "Namazı kim için kılıyorsun ve kılmadaki amacın nedir?" sorusu illetin konusudur.

Namazı Allah için kılıyorum ve namazı kılma amacım da Onun rıza ve hoşnutluğunu kazanmak ise, o zaman namaz sahih oluyor. Yok namazı farklı bir düşünce ile kılıyor ve namazdaki amacım da bir fayda elde etmek ise, o zaman kıldığım namaz batıl oluyor. İlletin konusu budur.

İbadetlerin maddi ve manevi bir takım menfaatlerinin olması haktır ve zayıfları teşvik ve tervic etmek içindir. İnsanların ekseriyeti avam olmasından dolayı, Allah bu gibi dua ve ibadetlere bir teşvik ve bir tervic vermek için,  bazı maddi ve manevi hediyeler ve menfaatler takmıştır. Lakin bu hediye ve menfaatler dua ve virdlerin okunmasında hakiki gerekçe ve sebep yerine geçerse, yani Allah için değil de maddi ve manevi menfaat için yapılırsa, o zaman o dua ve ibadetlerin makbuliyeti ve özelliği kaçar ve neticesini göremez.

Niyetimizin içinde duaların maddi menfaati galip ise, bu niyet bozuk sayılır ve Allah indinde kabul görmez. Şayet niyetimizde Allah rızası ve hoşnutluğu galip, diğer maddi ve manevi menfaatler ona tabi ise, sırf nefsi teşvik ve terviç için maddi ve manevi menfaatler düşünülüyor ise bunda bir sakınca olmaz.

İnsanın mahiyetinde ruh, kalp ve latifelerin dışında heva ve nefis gibi süfli cihazlar da vardır. Ruh ve kalp ancak Allah rızasına teslim olup onun ile mutmain olur, ama nefis ve heva gibi süfli duygular ancak maddi ve süfli menfaatler ile aldanır ve ona teslim olur.

Nasıl bir kervana misafir atı ile geldiği zaman misafir güzel bir odaya davet edilir, atı ise ahıra gönderilir ve misafirin hatırı için ata yem verilir. Aynı şekilde insanın mahiyetindeki ruh ve kalp gibi nurani ve latif hissiyatlar misafir mesabesinde iken, nefis ve heva at mesabesindedir.

Ruh ve kalp ihlas ile beslenirken, nefis ve heva maddi ve manevi hediyeler ile beslenip teşvik olunur. Meseleye böyle bakabilirsek, dua ve ibadetlerin maddi ve manevi menfaatlerini, nefis ve hevanın ikna ve tatmininde böylece kullanabiliriz. Yoksa kalp ve ruh böyle maddi menfaatleri kabul etmez, onun tek tatmin yolu rıza ve ihlastır. Bu ikisi iyi temyiz edilir ise, ibadetlere dair dünyevi ve uhrevi menfaat ve faydaları zihnimizden geçirmemizde bir sakınca olmaz.  

Cennet ve cehenneme de bu mülahaza ile bakabiliriz. Yani nefis ve hevamızı ibadete teşvik babında cennetin güzelliği cehennemin dehşeti ile terviç ve teşvik edebiliriz, bunda bir sakınca bulunmuyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Üçüncü Nota | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1392 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...