Block title
Block content

"Belki zikr-i lisanî ve tefekkür-ü kalbîye mâni olduğu zaman, ubudiyet için şifa talep eylemiş." Hastalık, manevi kalbe nasıl zarar verebilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hazret-i Eyyub Aleyhisselâm, münâcâtında, istirahat-i nefis için dua etmemiş. Belki zikr-i lisanî ve tefekkür-ü kalbîye mâni olduğu zaman, ubudiyet için şifa talep eylemiş. Biz, o münâcatla birinci maksadımız, günahlardan gelen mânevî, ruhî yaralarımızın şifasını niyet etmeliyiz. Maddî hastalıklar için, ubudiyete mâni olduğu zaman iltica edebiliriz."(1)

İnsanın bir tarafı şiddetle ağrıdığı zaman, maddi ve manevi bütün azaları o ağrıya odaklanır ve onun ile meşgul olmaya başlar. Kalp de bu azalar gibidir, bir taraf şiddetle ağrırken buna kayıtsız kalamaz, o ağrıyla meşgul olacağım derken asli vazifesi olan zikre halel gelir.

Hz. Eyyûb (as) belli bir yere kadar kalbin zikir kalibresini muhafaza etmiş, ama öyle bir noktaya gelmiş ki artık kalp asli vazifesini kaybetme riski ile karşı karşıya gelmiştir. İşte bu kıvamda şifa duası kaçınılmaz bir hâle gelmiştir.

Kalp, her ne kadar nurani ve latif bir duygu da olsa bedenden bütünü ile kopuk değildir. Maddi bir hadise kalbimizi sızlatabiliyor, demek kalp maddeden tamamı ile soyut değilmiş.

(1) bk. Lem'alar, İkinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...