Block title
Block content

Ben ders okurken, iki kişi kalkıp başka odaya geçtiler, çok üzüldüm. Diğer kardeşlerimle paylaşmak için soruyorum; ders Risale-i Nurlar için mi şahıs için mi dinlenir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu meseleye birkaç noktadan bakabiliriz.

Birincisi, mizaç ve meşrep uyuşmazlığı. Evet her insanın mizacı ve meşrebi bir olmaz. Kimi insanlar Risale-i Nurları bir vird, bir zikir makamında görüp kalbi hareket ederlerken, kimi insanlar da akıl ve tefekkür ağırlıklı hareket ederler. Bu sebeple fıtri olarak birbirlerinin tarzından ve meşrebinden sıkılırlar. Meseleye böyle bakıp geniş düşünerek kardeşlerimiz hakkında suizanna düşmemekte fayda vardır.

İkincisi, Üstad Hazretleri hizmet tarzlarını mutlak bırakmıştır, belli bir kalıba sokmamıştır. Bu yüzden Risale-i Nur dairesi geniştir. Her mizaçta ve karakterde adamları bünyesinde muhafaza eder. Üstad Hazretleri kendi döneminde bile farklı kabiliyet ve mizaçtaki ağabeyleri, mizaç ve kabiliyetine göre istihdam ediyordu.

Bütün insanların bir kalıba girip aynı tarzda hareket etmesi Allah’ın âdetullah kanununa zıttır. Buna en büyük delil İslam tarihindeki hak mezhep ve meşreplerin çokluğudur. Risale-i Nurlar da  bir meslektir ve çok meşrepleri ve mizaçları bünyesinde barındırabilir. Hiç kimse kalkıp kendi meşrep ve mizacını ölçü alıp, "Nurculuk budur, hizmet tarzı sadece böyledir." diyemez, demeye de hakkı yoktur. Şayet böyle bir zorlama  yapılırsa, cemaat sağlıksız ve menfi bir tarzda bölünmelere gider ve uhuvvet, ihlas kaideleri yerle bir olur. Bu bütün İslam aleminde menfi bir tesir yapar, gücümüz zaafa uğrar. Öyle ise Risale-i Nurların genel çerçevesini çiğnemeyen ve bozmayan, ama kendine özgü hizmet tarzları ve usulleri bulunan kardeşlere  saygı ve sevgi duymalıyız. Bu saygı ve sevgi karşılıklı olmalıdır.

Üçüncüsü, dersi terk eden kardeşler sırf enaniyet ve menfi bir hissiyat ile hareket etmiş olsalar bile, biz ihlas ve uhuvvet prensipleri gereğince onlara sadece şefkat edip ıslahı için dua ederiz ve etmeliyiz.

Dördüncüsü, ehl-i tahkik ve hakikat birisi ele değil, eldeki hakikate bakar ve öyle de bakmalıdır. Hatta hakikat, hiç hoşlanmadığımız birisinin elinde bile olsa, hakikate hürmet ve saygı göstermek icap eder.   

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...