Block title
Block content

"Ben hakikî bir Ziyaeddin’i, sen de hayalî bir Ziyaeddin’i seversin." Bu ifadeden biz nasıl bir ders alabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu bahisten alınacak en önemli birinci ders, şahıslara değil hakikatlere bağlanılması gerektiğidir. Şahıslar gelip geçicidir, ama hakikatler baki ve kalıcıdır ve asla takipçilerini yanıltmazlar.

Alınacak ikinci ders her şeyi haddi zatında sevip olduğundan fazla göstermemek gereğidir. Çünkü olduğundan fazla görüp sonra gerçeklerle yüzleşme durumu ile karşı karşıya kalındığında, kişi büyük bir hayal kırıklığı ile o kimseye düşman olup inkarına kadar gidebilir. Ama haddi zatında sevildiğinde bu sevgi kalıcı ve gerçekçi olacaktır.

Hizmette de bu ölçüleri kendimize rehber ittihaz edip, kardeşlerimizi olduğundan aşağı ya da yukarı görmememiz gerekir. Her şeyde olduğu gibi ağabeylerimizi ya da kardeşlerimizi kalıcı ve ölçülü sevmeliyiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 58 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1627 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

karolin
1.ders olarak şahıslara değil hakikatlere bağlanmak demişsiniz. Hayalî veya hakiki Ziyaeddin sevmek fikri bu derse nasıl ulaştırıyor bizi?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin
Acaba şöyle mi;şahısları sevmek gerçek dışı bir hale büründürüyor.Ama O Zatın hakikatini sevseydi ,davasını sevseydi işin rengi değişirdi. Şahıs sevmek ;ifrat olduğundan hayalîdir Dolayısıyla hakikate bağlanmak aldatmak. Böyle mi? Zaten paragrafın öncesinde de anlatmış.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Davamı sürekli ve kesintisiz severim ama dava adamını davaya sadık kaldığı sürece severim.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...