Block title
Block content

"Ben, hükûmet-i Cumhuriyeyi, ilcaat-ı zamana göre bir kısım kanun-u medenîyi kabul etmiş ve vatan ve millete zarar veren dinsizlik cereyanlarına meydan vermeyen bir hükûmet-i İslâmiye biliyorum." Kanunlar dinsizlik prensipleri ise, hükumet İslam olur mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ben, hükûmet-i Cumhuriyeyi, ilcaat-ı zamana göre bir kısım kanun-u medenîyi kabul etmiş ve vatan ve millete zarar veren dinsizlik cereyanlarına meydan vermeyen bir hükûmet-i İslâmiye biliyorum. Kararname namındaki ithamnamede, vazifesini yapan müstantiklere değil, belki müstantiklerin istinat ettiği mülhid zalimlerin evham ve entrikalarına karşı derim:"

"Siz beni, dini siyasete âlet etmekle itham ediyorsunuz. Ve o itham, zahir bir iftira olduğunu ve esassız, çürük bulunduğunu yüz delil-i kat'î ile ispat etmekle beraber, bu ağır iftiranıza mukabil, ben de sizi, siyaseti dinsizliğe âlet etmek istiyorsunuz diye itham ediyorum!"(1)

Bu ifadelerle Üstad Hazretleri, "öyle olunması gerekir", anlamında hafif yollu bir gönderme ve tenkitte bulunuyor. Yani ideal olanın böyle olması gerektiğini lisan-ı münasiple ifade etmiş oluyor. Yoksa öyle olmadığını Üstad Hazretleri herkesten ziyade iyi biliyor. Zira Üstad Hazretlerine İslam alimi olduğu için en ziyade eziyet edenler onlar olmuşlar.

"Zamanın ilcaatı ve gerekli kanunlar"dan maksat, bu asrın keşfetmiş olduğu ve İslam’ın ruhu ile çelişmeyen bir takım yenilikler ve keşiflerdir. Mesela, saltanata bedel cumhuriyet ve demokrasinin kabul edilmesi, soyadı kanunu, ölçü ve tartıların modern bir şekle getirilmesi, eğitimde fen ilimleri ile din ilimlerinin beraber okutulması vs... gibi kanunlar, yeniden inşa edilip bu asrın ilcaatına göre yeniden tanzim edilebilir.   

(1)  bk. Tarihçe-i Hayat, Eskişehir Hayatı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...