Block title
Block content

"Ben, Kur'an'ı (veya Peygamberi) sözlerimle övmüyorum, sözlerimi Kur'an'la övüyorum.” Bu söz kime aittir ve burada söylenmek istenen nedir, tevazudan dolayı mı böyle söylenmiştir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu sözde asıl anlatılmak istenen husus Hazreti Muhammed (asm.)'i manevi azamet ve kibriyasını övmenin imkan dahilinde olmadığını vurgulamaktır. "Ben seni övme yolunda ne kadar gayret ve ceht göstersem de benim sözlerim hakikati ile ne seni anlatabilir ne de övebilir." deniyor. "Benim sözlerim seni övmeye güç yetiremez, tam aksine, senin o güzel ismin ve sıfatların benim sözlerimi güzelleştirir ve değerli kılar." denilerek onu hakkı ile övmenin çok zor olduğuna kinaye ile işaret yapılıyor. 

İmam Rabbani Hazretlerinin Mektubat'ında geçen bu sözün, aynı mantığını ve kalıbını Üstad Hazretleri değişik yerlerde de kullanıyor. Bu cümle övme sanatında bir kalıp olduğu için uygun olan her alanda kullanılabilir.

"Kur’ân’ın hakaik-i i’câzını ben güzelleştiremedim, güzel gösteremedim. Belki Kur’ân’ın güzel hakikatleri benim tabiratlarımı da güzelleştirdi, ulvîleştirdi.”(1)

şeklinde kullanılması da aynı kalıbın farklı sahada kullanılmasına bir örnektir. Bunun örneklerini çoğaltmak mümkündür.

Burada söylenen bu sözler, tevazu değil hakikattir. Zira hakikat noktasında nazarı cüzi olan bir insanın, ezeli bir ilimden gelen Kur’an’ı hakkı ile övüp takdir etmesi mümkün değildir. Bu manaya şu ayet zımnen işaret ediyor:

"Eğer Allah’ın kelimelerini yazmak üzere, dünyadaki bütün ağaçlar, kalem olsaydı ve denizlere de yedi deniz daha katılıp bütün onlar da mürekkep olsaydı, bunlar tükenir yine de Allah’ın sözleri tükenmezdi. Allah, öyle azîz, öyle hakîmdir."(Lokman, 31/27)  

Bu sözün aslı, Peygamber Efendimiz (asm)'in şairi olan Hasan bin Sabit’e aittir.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Yedinci Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...