"Ben Kur'ân'ın tenzili için harb ettim. Sen de te’vili için harb edeceksin." Hz. Ali'nin Kur'an'ın te’vili için yaptıklarından misaller verebilir misiniz? Buradaki “te’vil” kelimesi ne mânaya gelmektedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmam-ı Ali (r.a) hadisin tabiriyle kendi zamanında Kur'an’ı yanlış anlayarak, te’viller yapıp yanlış hareket edenlere karşı Kur'an’ı doğru anlamak hususunda tebliğat ve vazife ifa edip, inatçılara karşı da harp edecektir. Ve öyle de olmuştur.

Mesela Haricîlerle Nehrevan'da ve Harevra'da harp etmiştir. Çünkü onlar Sıffin vak’asından sonra hakeme müracaat edilmesi hâdisesinde, hem Hz Muaviye'ye ve hem de Hz Ali'ye itiraz ederek küfürle tahkir etmişlerdir.

“Siz Allah’ın kitabı dururken onun hükmüyle amel etmediniz, hakemin hükmüne müracaat ettiniz. Bu ayete göre mes’ulsünüz. -Hâşâ- küfürdesiniz” diyerek her iki tarafa da iltihak etmeyerek huruç etmişler ve ayrılmışlardır. Haricîler denilen bir fırkanın ve mezhebin başlamasına sebep olmuşlardır. İşte imam-ı Ali (r.a) bunlarla çeşitli defa mücadele ve harp etmiştir.

Niyetleri temiz, ancak te’villeri yanlıştır diyerek, onları istikamete çekmeye çalışmıştır. Bunlar çoğu hafız olup ibadetten dolayı dizleri ve alınları nasırlaşan insanlardı. Hariciler dediğimiz bu grup, yanlış telakki ile ümmetin içerisinde bir fesat şebekesi olarak çıkmıştır. Maalesef nasihat ile yola gelmediklerinden dolayı İmam-ı Ali (r.a) onlarla muharebe etmiş ve çoklarını kılıçtan geçirmiştir. Bu mesele İslam tarihinde Kur'an’ın te’vili ile alâkalı hâdiselerin en mühimlerindendir.

Lûgatte “dönüp varmak, dönüp gelmek” mânasındaki "evl" kökünden iştikak eden "te’vîl" “döndürmek; sözü iyice inceleyip varacağı mânaya hamletmek; bir şeyi hedeflenen son noktaya ulaştırmak” demektir. Istılah olarak “naslarda geçen bir lafzı bir delile dayanarak aslî mânasından alıp taşıdığı muhtemel mânalardan birine nakletmek” diye tarif edilir. (1)

İlk dirâyet tefsirinin müellifi olan Mâtürîdî tefsirle te’vil arasında ayırım yapmış, tefsirin “ilâhî kelâmın mâna ve maksadı hakkında kesin ifade kullanma” mânasına geldiğini, bunun nüzûl sebeplerini bilen ve hâdiselere vâkıf olan ashab tarafından yapılabileceğini ifade etmiştir. Te’vil ise sözün varabileceği muhtemel mânalara hamledilmesidir. Mâtürîdî’ye göre tefsir tek ihtimalli, te’vil çok ihtimallidir. (2)

"Ben Kur'anın tenzili için harbettim, sen de tevili için harbedeceksin!"(3)

hadisinde ifade edilen te’vil Kur’an ve sünneti doğru, sadık ve sağlıklı anlamayı ifade ediyor. Yukarıda tarifini vermiş olduğumuz teknik mânadaki tevilin mânası ile bu hadiste ifade edilen te’vil çok farklıdır. Hadisteki tevil Ehl-i sünnetin Kur’an ve sünnetten anladığı hak ve doğru mânaları temsil ederken, aksi ise bid’at ve dalalet mânalarını temsil ediyor.

Hazret-i Ali (ra)’in başı iki zümre ile dertte idi. Birisi Şia adı altında kendine taraftar olduğunu iddia eden bid’at gruplar, diğeri ise ona düşmanca tavır alan hatta şehid olmasına sebebiyet veren sapkın haricîlerdir. Bu iki gurupta Kur’an’a yanlış mânalar verip bozuk tevillere girmişler. Hazreti Ali (ra)’te bu yanlış te’villere karşı Kur’an’ın hak tevillerini müdafaa etmiştir.

Ehl-i sünnetin kendi içindeki "te’vil" mefhum ise “naslarda geçen bir lafzı bir delile dayanarak aslî mânasından alıp taşıdığı muhtemel mânalardan birine nakletmek” mânasına geliyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “evl” md.; İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “evl” md.; Lisânü’l-ʿArab, “evl” md.
(2) bk. Teʾvîlâtü’l-Ḳurʾân, I, 3-4; III, 269-273.
(3) bk. el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 6:244; Müsned, 3:31, 33, 82; İbni Hibban, Sahih, 9:46, no. 6898.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

arifavci
Niyetleri temiz, ancak tevilleri yanlıştır diyerek, onları istikamete çekmeye çalışmıştır. Bunlar çoğu hafız olup ibadetten dolayı dizleri ve alınları nasırlaşan insanlardı. Temiz niyet insani kurtarir mi?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Her zaman kurtarmıyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...