Block title
Block content

"Ben ne geceyim, ne de geceye kulluk ederim. Ben bir hakikat güneşinin hâdimiyim ki, size ondan haber getiriyorum." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İsm-i Nur çok müşkilâtımızı halletmiş; inşaallah bunu da halleder. Akla vâzıh, kalbe nuranî olacak temsil yolunu ihtiyar ile, İmam-ı Rabbânî (r.a.) gibi deriz: نَه شَبَمْ نَه شَبْ پَرَسْتَمْ مَنْ - غُلاٰمِ شَمْسَمْ اَزْشَمْسِ مِى گُويَمْ خَبَرْ   [Meali: Ben ne geceyim, ne de geceye kulluk ederim. Ben bir hakikat güneşinin hâdimiyim ki, size ondan haber getiriyorum.]"(1) 

Gece; eşyayı saklayan karanlık bir örtü gibidir. Güneş ise; eşyayı aydınlatan ve insanların görmesini temin eden, beyaz bir lamba gibidir. İmam Rabbani Hazretleri, bizim fikir ve kitaplarımız, Kur’an'dan mülhem oldukları için, tıpkı güneş gibi insanların kalp ve kafa aynalarını aydınlatır, gece gibi karmaşık ve anlaşılmaz değildirler. Biz Kur’an’a ait olan temsil ve teşbih dürbünü ile en uzak meseleleri en yakın ederiz, en karmaşık ve anlaşılmaz meseleleri anlaşılır ve sade bir duruma çeviririz, denilmek isteniyor.

Bu temsil ve teşbih metodunu güneşe benzetiyor. Bu metodun dışındaki soyut ve anlaşılmaz hitap şekillerini ise karanlığa benzetiyor. "Ne de geceye kulluk ederim" derken; Kur’an'ın o haşmetli ve anlaşılır üslubu varken, anlaşılmaz ve karmaşık hitap yollarına tevessül etmeyiz, demek istiyor.

Bizim konunun siyak ve sibakından anladığımız mana bu şekildedir.

(1) bk. Sözler, On Altıncı Söz

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Şua | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4397 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Vbdestabe
Eskiden telif edilen kitaplarda bir kaç cümleyle anlatılabilen iman hakikatları sayfalar almıştır. ama üstat kuranın nuruyla kader olmak üzere en zor meseleleri avam anlayacagı tarzda beyan etmiştir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...