"Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne." ve "Sen çalış, ben yiyeyim." cümlelerini zenginler mi kullanıyor? Devamındaki faizin yasaklanması ve zekâtın işlettirilmesi konuları ile birlikte açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birinci kelime: 'Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne.' İkinci kelime: 'Sen çalış, ben yiyeyim.' Evet hayat-ı içtimaiye-i beşeriyede havas ve avam, yani zenginler ve fakirler, muvazeneleriyle rahatla yaşarlar. O muvazenenin esası ise: Havas tabakasında merhamet ve şefkat, aşağısında hürmet ve itaattir. Şimdi birinci kelime, havas tabakasını zulme, ahlâksızlığa, merhametsizliğe sevketmiştir. İkinci kelime, avamı kine, hasede, mübarezeye sevkedip rahat-ı beşeriyeyi birkaç asırdır selbettiği gibi; şu asırda sa'y, sermaye ile mübareze neticesi herkesçe malûm olan Avrupa hâdisat-ı azîmesi meydana geldi."(1)

Birinci kelime: "Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne."

Bu cümle havas tabakasını, yani sermaye sahibi olan zenginleri zulme, ahlâksızlığa, merhametsizliğe sevk etmiştir. Yani bu kelime zenginleri bencil ve acımasız bir canavara dönüştürüyor.

İkinci kelime: "Sen çalış, ben yiyeyim."

Bu kelime yine zenginlerin sadece kendi nefsini düşünerek "Sen çalış ben yiyeyim." düşüncesidir ki, fakir tabaka zenginlerin bu bencil yaklaşımına karşı kin, haset ve çarpışma ile karşılık veriyorlar.

Her iki kelime de zengin sermaye sahiplerine aittir.

Kin, düşmanlık, çarpışma ve haset duyguları da fakirlere ait oluyor.

Bu iki kelime fakirlerde düşmanlığı ve çarpışma arzusunu doğuran iki hastalık, iki illettir.

İslam bu iki kelimeye faizin yasaklanması ve zekâtın emredilmesi ile karşılık veriyor. Faizin yasaklanması “Sen çalış ben yiyeyim.” hastalığının tedavisi iken, zekâtın emredilmesi de “Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne.” Hastalığının devası oluyor.

İnsanlık iktisadî açıdan zenginler ve fakirler olmak üzere iki sınıfa ayrılırlar. Bu iki sınıf arasındaki muvazene ve ölçü bozulursa, o zaman insanlığın huzuru ve barışı da bozulur. İki kelime bu dengeyi bozan en kötü ve en tehlikeli hastalık iken, faizin yasaklanıp zekâtın verilmesi de en adil en güzel iki çaredir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...