Block title
Block content

"Ben vaizleri dinledim; nasihatleri bana tesir etmedi. Düşündüm. Kasâvet-i kalbimden başka üç sebep buldum..." şeklinde başlayan paragrafın ikinci ve üçüncü maddelerini cevaplandırır mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İkincisi: Birşeyi tergib veya terhib etmekle ondan daha mühim şeyi tenzil edeceklerinden, muvazene-i şeriatı muhafaza etmiyorlar."

Bu zamanın vaizleri bir şeyden sakındırmak için ondan daha önemli bir şeyi hafife alabiliyorlar. Mesela "Gıybet etmek cinayet işlemek gibidir." derken, gıybetten sakındırıp, ondan daha büyük ve tehlikeli olan cinayet günahını hafifletiyorlar.

Yine "Bir dirhem faiz yemek zina etmek gibidir." derken, zina gibi çok büyük günahı ondan daha küçük olan bir günaha kıyas yapıyorlar ki, bunların hepsi muvazenesiz ve ölçüsüz vaazlardır. Şeriatın dengeli ve tesirli sistemine uygun düşmüyor. 

"Üçüncüsü: Belâgatın muktezası olan, hale mutabık, yani ilcaat-ı zamana muvafık, yani teşhis-i illete münasip söz söylemezler. Güya insanları eski zaman köşelerine çekiyorlar, sonra konuşuyorlar."(1)

Belagat, halin gereğine göre konuşmak demektir. Bu asrın ahvaline uygun olmayan konuşmalar ve vaazlar belagate uygun düşmüyor. Hali ile bu tarz nasihatler de  tesirsiz oluyorlar. Eski zamanın ahvali ile şimdiki zamanın ahvalini nazara almadan, gereklerini dikkatlice analiz etmeden yapılan nasihatler işe yaramaz. Eski zamanda ilim ve iknadan çok, hissiyat ve duygular ön planda idi. Böyle olunca da onları etkilemek için hikaye ve kıssalar yeterli olabiliyordu. Lakin bu asırda ikna ve ilim öne çıkmıştır. Dolayısı ile eski hikaye ve kıssalar bu asrın insanına tesir etmez. Öyle ise nasihler eski hikaye ve kıssalar ile bu asrın insanını ıslah edemezler demektir. 

(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfî, Hürriyete Hitap.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Divan-ı Harb-i Örfî | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3983 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...