Block title
Block content

"Beşer esirliği parçaladığı gibi ecirliği parçalayacaktır." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanlık, başlangıçtan bu yana ana hatları ile beş devre ve evre geçirmiştir. Üstad Hazretleri bu devirleri şu şekilde kısımlara ayırıyor: (1)

Birinci devir vahşet ve bedevîlik devridir: Bu devir tekamül kanunu gereğince insanlığın en ilkel ve en basit bir dönemidir. Toplumsal yapıdan çok, bireysel hayat ön plandadır. Geçim, toplayıcılık ve avcılık ile yapılmaktadır. Mülkiyet ve ekonomik ilişkiler yok denecek kadar azdır.

İkinci devri memlûkiyet devridir: Artık insanlık ilk devreye göre biraz daha sosyalleşip, iktisadi ilişkilere girmiştir. Güçlü olanlar, zayıfları hakimiyeti altına alıp köleleştirmiştir. Onların emeklerini ve hürriyetlerini kendi uhdesine alıp; kendini efendi, diğerini köle olarak görmüşlerdir.

 Üçüncü devri esir devridir: İnsanlık bu üçüncü evrede artık kölelik değil, beylik ve kabilecilik mantığı ile küçük site devletleri kurmuş ve birbirlerine siyasi ve askeri güçlerle sahip olmaya başlamışlardır. İki devletten birisi yenildiği zaman, diğerinin esiri olmuştur. Bir cihetle bireysel kölelikten, sınıfsal köleliğe geçiş var.  

Dördüncü ecir devridir: Bu devrede insanlık, artık kölelik ve esareti yıkıp bir takım insani haklar ve özgürlükler elde etmiştir. Artık kimse kimsenin kayıtsız şartsız kölesi ya da esiri değildir. İnsanlar hür iradesi ile kendi yaşamının temel şartlarını oluşturabilirler.

Lakin iktisadi açıdan herkes mülk sahibi olmadığından, geçimin sağlamak için, bir mülk sahibinin işinde gönüllü çalışmak durumundadır. İşte mülk sahibi ile işçi arasında bu ücret (ecir) sisteminin hakim olduğu evreye ecir, yani ücret dönemi deniyor. Burada da insanlık problemlerle karşılaşıyor. Bu kez de sermaye emek çatışması ve mücadelesi başlıyor. Komünizm ve kapitalizm bloklaşması bunun neticesinde çıkmıştır. 

 Beşinci devir mâlikiyet ve serbestiyet devridir: İnsanlığın bu evresi en kamil ve en olgun dönemidir. Artık insanlar arasında katı ve geçilmez sınıflaşmalar yoktur. İktisadi düzen hakça bir paylaşım şeklinde şekilleniyor. İnsanlar bir cihetle kendi mülkündeymiş gibi rahat şartlar içinde geçimini temin edecek bir kıvama gelmiştir.

Eski dönem ve evrelerdeki sorunların büyük bir kısmı deneme yanılma yolu ile ya da dinlerin ahlaki değerleri ile halledilmiştir.

Bir insanın bebeklikten ihtiyarlığa tekamül etmesi gibi, insanlık da sosyal, siyasi ve iktisadi açıdan böyle bir tekamül evresi geçirmiş ve geçirmektedir. Üstad Hazretleri burada bu manaya işaret ediyor.  

(1) bk. Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Altıncı Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...