Block title
Block content

Beşerin, rububiyeti ammeye temas eden amelleri ve fiilleri muhafaza edilmesi konusunu izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Rububiyet, Cenab-ı Hakk'ın her zaman her yerde her mahluka, muhtaç olduğu şeyleri vermesi, terbiye ve tedbir etmesi ve mâlikiyyeti ve besleyiciliği keyfiyetidir. Terbiye ve tedbirin en önemli unsurları ise şefkat, hikmet ve adil olmaktır. Terbiye ve idare bu üç ismin üstünde duran veya bu üç temel üstünde yükselen bir icraat ve fiildir.

İbadetlerin ifa edilmesinin hem Allah açısından hem de insan açısından iki temel gerekçesi vardır.

Allah’ın  kainattaki Rububiyet dairesi zaruri bir şekilde ubudiyet dairesini iktiza ediyor. Mesela, sonsuz bir şefkat harika bir şekilde insan üzerinde tecelli ediyorsa, elbette bu şefkat dairesi bir şükür ve teşekkür dairesini iktiza eder. Yine sonsuz bir izzet ve azamet kendini kainat sahnesinde insan için perdeliyorsa, elbette  insanın bu izzet ve azamet karşısında ibadet ile eğilmesini ister.

Tabiri yerinde ise, nasıl tiyatroyu biletsiz seyretmek mümkün değilse, aynı şekilde Allah’ın kainat sahnesinde sergilediği sayısız isimlerinin seyri ve takdiri elbette ibadeti iktiza eder. Yani ibadet Rububiyet dairesinin bir tamamlayıcısı ve tekmil edicisi hükmündedir. Elbette Allah bu iktiza ve tamamlayıcı unsuru şiddetle bizden talep edecektir.

Üstad Hazretleri bu hususa şu şekilde işaret ediyor:

"Ey gözleri sağlam ve kalbleri kör olmayan insanlar! Bakınız, insan âleminde iki daire ve iki levha vardır:

Birinci daire: Rububiyet dairesidir.

İkinci daire: Ubudiyet dairesidir.

Birinci levha: Hüsn-ü san'attır.

İkinci levha ise: Tefekkür ve istihsandır."

"Bu iki daireyle iki levha arasındaki münasebete bakınız ki, ubudiyet dairesi bütün kuvvetiyle rububiyet dairesi hesabına çalışıyor. Tefekkür, teşekkür, istihsan levhası da bütün işaretleriyle hüsn-ü san'at ve nimet levhasına bakıyor."(1)

Netice olarak; Allah’ın isim ve sıfatları ibadeti gerektiriyor. Madem Rububiyet ibadeti ve ameli iktiza ediyor, elbette yapılan bu ibadet ve amellerin muhasebe  için muhafaza edilmesi gerekir. Muhasebe ise ya mükafat ya da mücazat içindir.

Özet olarak, muhafaza muhasebe için, muhasebe de mükafat ya da mücazat içindir. Böyle Rububiyeti her şeyi kuşatmış bir Allah’ın insanların amellerini hesaba almayarak muhafaza etmemesi mümkün ve kabil değildir.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...