Block title
Block content

"Beyanat-ı Kur'aniyenin, beşerin ilm-i cüzisine,.." On Üçüncü Söz'ün Birinci Makam'ının, Felsefe ile Kur'an’ın hikmetini nazara veren bu sözün, bu paragrafla son bulmasının hikmeti ne olabilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Beyanat-ı Kur'âniyenin, beşerin ilm-i cüz'îsine, bâhusus bir ümmînin ilmine müstenid olamayacağı" ifade ediliyor ve اَلْحَمْدُ ِللهِ الَّذِۤى اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًا  ayet-i kerimesi nazara veriliyor.

Felsefe ile Kur'an’ın hikmetini nazara veren bu sözün bu paragrafla son bulmasının hikmeti ne olabilir?

Söz konusu ayet-i kerimenin meali şöyledir:

“Hamd O Allah’a mahsustur ki, kuluna kitabı indirdi ve onun içine tutarsız hiçbir şey koymadı.” (Kehf, 18/1)

Üstad'ın verdiği gaybî ağaç örneğinin çok güzel ortaya koyduğu gibi, ne kâinatın yaratılış hakikatinin, ne esma, sıfat ve şuun-u İlâhiyenin, ne ef’al-i Rabbaniyenin; ne iman ve İslâm’ın rükünlerinin ve bunların teferruatının beşer tarafından bilinmesi mümkün değildir. Beşer o kısa ve sönük aklıyla bu hakikatlerin çok cüzi bir kısmını bilebilir.  

Kur’an-ı Kerim bütün bu konuları teferruatlı ve mükemmel olarak izah etmesiyle ispat ediyor ki, ondaki bu gaybi hakikatler Peygamberimizin (asm) ilmine değil, vahy-i İlahiye dayanmaktadır. O sevgili kuluna (asm.), içinde hiçbir eğrilik, yanlışlık bulunmayan Kur’an'ı inzal eden Allah’a ne kadar hamd etsek azdır. Zira bizim aklımızı çok aşan bu hakikatleri Peygamberimiz (asm)'den ve ona nazil olan İlahi fermandan öğrenmiş bulunuyoruz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...