"Bidaların ref’ine Ehl-i Sünnet ve Cemaatin ekseriyetle halis duası bir şart ve bir sebeb-i mühim idi. Maalesef camilere Ramazan-ı Şerifte bidalar girdiğinden, duaların kabulüne set çekip ferec gelmedi." İzah eder misiniz; camideki bidatlar nelerdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte bu sırra binaen, geçen Ramazan-ı Şerifte ve Kurban Bayramında ve daha başka vakitlerde, istihraca binaen veya keşfiyat nevinden verilen haberler, muallak oldukları şerâiti bulamadıkları için vukua gelmemişler ve haber verenleri tekzip etmiyorlar. Çünkü mukadder imiş, fakat şartı gelmeden o da vukua gelmemiş."

"Evet, Ramazan-ı Şerifte bid'aların ref'ine Ehl-i Sünnet ve Cemaatin ekseriyetle halis duası bir şart ve bir sebeb-i mühim idi. Maalesef camilere Ramazan-ı Şerifte bid'alar girdiğinden, duaların kabulüne set çekip ferec gelmedi. Nasıl ki, sabık hadisin sırrıyla, sadaka belâyı ref' eder; ekseriyetin halis duası dahi ferec-i umumiyi cezb eder. Kuvve-i cazibe vücuda gelmediğinden, fütuhat da verilmedi." (Lem'alar, On Altıncı Lem'a)

Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.) şöyle buyuruyor:

(Dinde) Sonradan ortaya çıkan her şey bid’at’tır; her bid’at dalâlettir / sapıklıktır ve sapıklık insanı ateşe sürükler.” (Müslim, Cum'a 43, h. no: 867, 2/592; Ebû Dâvûd, Sünne ha. no: 4606, 3/201; İbn Mâce, Mukaddime 7, h. no: 45-46, 1/17; Nesâî, Iydeyn 22, 3/153)

“Allah (cc) bid’at sahibinin, orucunu, namazını, sadakasını, haccını, umresini, cihadını, (hayır yoluna) harcamasını, şahitliğini kabul etmez. O kılın yağdan çıktığı gibi dinden çıkar.” (İbn Mâce, Mukaddime 7, h.no: 49, 1/19)

Ezanın ve kametin Türkçe okunması, sarık yerine şapka takılması, camilerde müzikle ibadet edilmesi bidattır ve dine zıttır.

"Levh-i Mahv-İsbat ise, sabit ve daim olan Levh-i Mahfuz-u A’zam’ın daire-i mümkinatta, yani mevt ve hayata, vücud ve fenaya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ve yazar bozar bir tahtasıdır ki, hakikat-ı zaman odur." (Mektubat, Onuncu Mektup.)

Üstad Hazretlerinin yukarıdaki ifadelerinden; Levh-i Mahv-İsbat’ta bazı şartların ve ona bağlı olan hükümlerin değişebileceği anlıyoruz. Yani Allah, Levh-i Mahv-İsbat’ta bir hüküm verir ve bu hükmü bir şarta bağlar. Bazı kalp gözü açık evliyalar, bu kaderde yazılı olan şartlı hükmü görüp, son neticeyi göremeyebiliyor. Ve “filanca adam yetmiş yıl yaşayacak” diyor, aslında gördüğü doğru; ama bütününü ihata edemediği için, o adamın sağlığına zarar vermekle o hükmü bozarak ancak elli yıl yaşayacağını göremiyor. Bu yüzden, bu gibi evliyalara suizanda bulunmamak gerekir. Bu paragrafta bu inceliğe işaret ediliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...