Block title
Block content

Bilim niçin dini bilgileri taklit eder, mucizeler insanları teknolojiye yönlendirmiş denilebilir mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an’nın maksadı, Allah’ın varlığını ve birliğini ve isimlerin kainat üstünde tecellilerini insanlara talim edip ispat etmek ve ondan sonrada insanları ibadete davet etmektir. Bu maksadını tahakkuk ettirmek için de kainattan bir takım deliller serdediyor. Bu delilleri takdim ederken de her kesim insanın anlayacağı bir sadelik ve basitlikte, umumi ve anlaşılır şeyleri öne sürüyor. Yoksa gizli ve anlaşılması zor fenni şeylerden bahsetse maksat ikinci plana, maksada işaret etmek için getirilen deliller ise birinci plana geçerdi ki, bu irşat ve hitabet ilmine zıt bir durum olurdu; Kur’an ise bundan beri ve mukaddestir.

Üstad Hazretlerin ifadesi ile "delil müddeadan hafi olmamalı"dır. Yani tevhidi ispat etmek için getirilen delil, tevhidden ziyade izaha muhtaç olmamalıdır. Delil açık, basit ve sade olursa herkes istifade eder, ama kapalı ve bilimsel olursa, sadece bilim insanları o delilden faydalanır, ekser avam insanlar ondan faydalanamaz. Burada önemli olan delilin kendisi değil, delilin ispat ettiği netice ve insanların bunu anlamasıdır.

Kur’an’ın üslubuna bakıldığı zaman herkesin anlayacağı basit ve zahir delilleri gösterir, ince, anlaşılması zor delillere ise karine, yani ip uçları ile işaret eder. Yani çoğunluğu oluşturan muhatap kitlenin zihni seviyesine yani avama göre hitap ediyor, çoğunluğun dışında azınlık olan ehli ilme ise karine ile hitap ediyor.

İnsanların ekserisi avam olduğu için, gayeyi ispat için getirilen delillerin avamın anlayacağı basitlik  ve sadelik içinde olması gerekir. Yoksa gaye zahir iken gayeyi ispat etmek için getirilen deliller hafi ve karmaşık olursa faydadan çok zarar vermiş oluruz. Üstad Hazretleri de aynı şekilde Kur’an’ın metodu olan delillerin herkesin anlayacağı kadar zahir ve basit  olması yolunu takip ediyor. Yani tevhide getirilen deliller zahir ve açık olmak zorunda bilimsel olması gerekmez.

Mesela, kainatta intizamın ispat edilmesi için ille de nötron ve protondan bahsetmek gerekmiyor, güneşin her gün aynı şekilde doğması, yıldızların yerli yerinde olmaları, çiçeklerin o güzel yüzleri de intizama işaret ediyor.

Ama bunun yanında bazı karine ve ipuçları ile ehli ilme bazı numune ve örnekler göstererek, onları bilimsel keşif ve tespitlere motive ve teşvik de etmiştir. Bugün bir çok bilim dallarının belki teferruat kısmı değil, ama ana kaide ve esaslarının ilham kaynağı semavi dinlerdir.

Mesela, ilk defa demirin yoğrulması ve insanlığa kazandırılması Hazreti Davud (as)’in eli ile olmuş; ilk gemi, saat, terzilik gibi sanat ve fenler yine peygamberlerin mucizeleri ile insanlığa hediye edilmiştir. Bu noktadan "fenler dinin taklitçileridir" denilebilir; yalnız Kur’an tam manası ile fen kitabı değildir, bu da iyi bilinmelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Mukaddime | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1923 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...