Block title
Block content

"Bilmüşâhede en hafî bir zîhayatın en hafî bir hacetini, bir niyâzını görür, işitir, kabûl eder, merhamet eder." Ancak her duanın da istenildiği gibi kabulünün, Cenab-ı Hakk’ın hikmetine tabi olduğu biliniyor, nasıl bağdaştıracağız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nur Külliyatı'ndan sorunuza esas olan cümleyi yeniden hatırlayalım:

“Her dua için cevab vermek var; fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tâbi'dir.”(1)

Burada  sözü edilen dua kavlî duadır. Üstat Hazretleri diğer dua çeşitlerini delil olarak kullanmıştır. Yani, hal diliyle edilen bütün duaları kabul eden Allah, elbette Peygamberinin (asm) kavli duasını da kabul eder. Kaldı ki, önceki soruda geçtiği gibi, Allah Resulünün (asm.) ebedî saadet isteğini bütün peygamberler, bütün kâmil insanlar, hatta bütün bir kâinat da istemektedir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Üçüncü Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...