Block title
Block content

Binaenaleyh, kendi kuvvetine göre yük al. Yoksa altında ezilirsin. Kıl kadar bir şuur ile büyük taşları kaldırmak teşebbüsünde bulunma... Cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan psikolojik olarak, farazi ve vehmi olan cüzi hissiyatçıkları ile, Allah’ın külli ve hakiki olan vazifeleri altına girip, onu yüklenmeye çalışıyor. Mesela; insanın kudreti hem cüzi, hem de kıyas yapmak için verilen vehmi bir şeydir. İnsan bu cüzi ve vehmi kudretçiğini, hakiki bir kudret gibi telakki edip öyle muamele etse, dünyanın ağır yükleri altına girse kaldıramaz ve altında ezilir.

İnsana verilen bu cüzi ve hayali sıfatlar, Allah’ın külli ve sonsuz sıfatlarını idrak edebilmesi için verilmiştir. Yoksa bunları hakiki telakki edip, Allah’ın yükleri altına girmek için verilmemiştir. Etrafımızda olup biten binlerce işler ve icraatlar var, bunların hakiki mutasarrıfı ve tedbir edeni Allah iken, insan buna iman ve tevekkül ile teslim olmayıp, kendi üstüne ve omzuna almaya çalışıyor.

Mesela; insanın sağlığı ve gençliği Allah’ın bir ihsan ve ikramıdır, bu nimetleri veren de O'dur, alan da O'dur. Burada bize düşen; verilince şükretmek, alınınca O'ndan bilip sabretmek olmalıdır. Yoksa bu nimetleri kendimizin bir tasarrufu bilirsek, bize çok azap ve sıkıntı verir. Gökte bir yıldız dünyamıza çarpacak diyerek telaşlanmak ve tasalanmak, bir nevi gökyüzünün idare ve tedbirini omzuna ve sırtına almak ile aynıdır. Halbuki insan en basit bir ihtiyacını bile karşılamaktan aciz ve fakir bir varlıktır. İşte bu ve buna benzer binlerce örnekte olduğu gibi, insan tevekkül ile her şeyi Allah’a vermeli, ve O'nun tasarrufu altında olan yüklerin altına girmemelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...