Block title
Block content

"Binaenaleyh, meselâ bedenin hüceyratındaki nizamlı, intizamlı teşekkülâtı, ekmek yemesine ve kuvve-i hâfızada yazılan gayr-ı mahdud muntazam nakışları... Esbaba isnadları, ahmakçasına bir hükümdür." ifadesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ekmek besledi, ilaç iyi etti, bulut yağmur verdi" gibi ifadelerde, sonucu sebeplerin yarattığı, dolayısı ile de her şeyi kudret elinde tutan Allah’ın inkarı söz konusudur. Şuursuz ve iradesiz ekmek, ilaç ve bulutun arkasında sonsuz bir ilim, irade ve kudret hükmediyor, bunu görmeyip bu adi sebeplere uluhiyet ve yaratıcılık atfetmek; ahmaklığın en kötüsüdür denilmek isteniyor.

Yoksa sebepler bütünü ile yok sayılıp inkar edilmiyorlar. Sebepler varlar ve netice onların vesilesi ile bize takdim ediliyor; ama bu sebepleri tedbir ve idare eden bir İlahi kudret vardır ve onları o muazzam işte istihdam eden Allah’tır.

İlacın etken maddelerini hastalığa sevk edip, orada tamiratı tertipleyen İlahi ilim ve kudrettir. Yoksa hiçbir aklı ve şuuru olmayan o etken maddelerin, kendi başına gidip o muazzam tamiratı yapması mümkün ve kabil değildir. Sebepleri sevk ve idare edip neticeyi oluşturan, Allah’tan başkası değildir.

O sebepleri tetikleyip harekete geçiren gerçek fail Allah’ın kudret elidir. Tüfeğin tetiğini çeken faili görmeyip, tüfeğin mekanizmasını inceleyerek onu muhakeme edip yargılayan bir hakim; hem aptaldır, hem de zalimdir. Maktülün yakınlarını çileden çıkartır. Tüfeği hapse atıp tüfeğin gerçek failini serbest bırakmak nasıl bir inat ve nasıl bir ahmaklık ise, neticenin oluşmasında sadece bir mekanizma olan sebepleri gerçek fail gösterip, onun arkasında asıl fail olan İlahi kudreti görmemek gerçekten garip bir inat, acip bir ahmaklıktan başka bir şey değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...