Block title
Block content

Bir arkadaşım Kur'an-ı Kerim'de namazın geçmediğini savunuyor. Salat geçtiğini, bunun da dua olduğunu söylüyor. Bu konuda ayrıntılı bilgi için yardımınızı bekliyorum.

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur'an içinde geçen tabirleri rastgele ve kuralsız olarak anlamlandırmak ve ilmi kaidelere riayet etmemek tam bir cahillik ve yanlış bir tavırdır. Bu gibi tabirlerin manasını ve çerçevesini dinde ve dilde otorite olan Peygamberimiz (asm) ve onun varisleri olan alimler belirler. Yoksa her önüne gelen "ben bu tabirden şunu anlıyorum" derse, din diye bir şey kalmaz ortada. Bu yüzden namaz; Kur'an, Sünnet ve icma ile sabit olan farz bir emirdir. Bu farz emri inkar edip kabul etmemek küfürdür.

Kur'an Açısından Namaz

Nisa, 4/103: Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.

Bakara, 2/43: Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.

Bakara, 2/238: Namazlara ve orta namaza devam edin.  Allah'a saygı ve bağlılık içinde namaz kılın.

Hud, 11/114: Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir. Bu, öğüt almak isteyenlere bir hatırlatmadır.

Maide, 5/91: Şeytan, içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi,Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister.  Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?

Nisa, 4/142: Şüphesiz münafıklar Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar; halbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az hatıra getirirler.

Taha suresinin 130. ayetinde: "Güneşin doğmasından önce de, batmasın dan önce de Rabbını övgü ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, rızaya ulaşasın." buyurulmuş.

Güneşin doğmasından ve batmasından önce, gece saatlerinde ve gündüzün iki ucunda olmak üzere beş ayrı vakitte Cenab-ı Hakk' ı tesbih, yani namaz kılmak emredilmiştir.

Bakara suresinin 238'inci "namazlara ve ayrıca orta namaza devam edin" mealindeki ayet-i kerimede "namazlar" anlamındaki "salâvat" kelimesi çoğuldur. Arapçada çoğul üçten başlar. "İki' ' ye tesniye denir ve "iki namaz" sözü "salateyn" şeklinde söylenir. Demek oluyor ki, ayetteki "salavat" sözünden en az üç namaz anlaşılır. Ayrıca bir de "orta namaz" var. Çünkü matuf, matuf aleyhten (üzerine atıf yapılandan) ayrıdır. Bu sebeple "orta namaz", "namazlar" ifadesine dahil olmadığı gibi, her iki yanında eşit sayı bulunmadığı için, üç namazın arasında yer alacak bir namaza "orta namaz" denilmesi de mümkün değildir. O halde, ayetteki "salavat" kelimesi, en az dört namazı ifade eder. Orta namaz buna eklendiğinde beş vakit namaz ortaya çıkar. Orta namazın ikindi namazı olduğu bazı hadislerde açıklanmıştır.

Hüd suresinin 114' üncü ayetinde ise, "Gündüzün iki ucunda ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namaz kıl..." buyurulmaktadır.

Ayet-i celilede "gündüze yakın saatler" anlamındaki "zülef" kelimesi, "zülfe" nin çoğuludur. Yukarıda belirtildiği üzere en az üç adedi ifade eder. Demek oluyor ki, bu ayete göre gecenin gündüze yakın saatlerinde, (akşam, yatsı ve sabah namazı olmak üzere) en az üç namaz var. Ayrıca gündüzün iki ucunda da iki vakit var. Böylece bu ayet-i kerimeden de namazın beş vakit olduğu anlaşılmaktadır.

Bunlardan başka Nisa, 4/103; Hud, 11/114; İsra, 17/78; Rum, 30/17-18; Nur, 24/36; Kaf, 50/39-40; Dehr (İnsan), 76/25-26 ayet-i kerimelerinde de beş vakit namaza veya vakitlerine mücmel olarak işaret eden ifadeler bulunmaktadır. Bu mücmel ifade ve işaretler, Rasulüllah (asm)’ın söz ve uygulamaları ile açıklanmış, onun açıkladığı ve uyguladığı şekilde bütün Müslümanlar tarafından ameli uygulama olarak günümüze kadar devam ettirilmiştir. Asr-ı Saadetten beri her asırda Müslümanlar beş vakit namaz kılmış hiç kimse bunun aksini
söylememiştir. Bu itibarla "Kur' an' da beş vakit namazın bulunmadığı iddiasının ilmi hiç bir değeri yoktur.

Hadis Açısından Namaz

"Kul ile küfür arasında namazı terk etmek vardır." hadis-i şerif (Ahmed ibni Hanbel)

Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki:

"Cenab-ı hak kulları üzerine tevhidden sonra namazdan daha sevgili hiçbir şeyi farz kılmadı. Eğer namazdan başka Allah'a daha sevgili bir şey olsaydı, melekler kendisine onunla ibadet ederlerdi. Onların kimi rükuda kimi secdede, kimi de kıyamdadır."

Denilir ki: semada namaz kılan melekler rahmanın hizmetkarı diye isimlendirilirler. Ve bununla diğer meleklere övünürler.

Ebü'd-Derda (r.a.) dedi: "Allah'ın hayırlı kulları güneşi, ayı ve gölgeyi Allah'ı anmak -yani namaz- için gözetirler. Rivayet edilir ki: kıyamet gününde kula ilk sorulacak şey namazdır. Eğer namazı tam bulunursa diğer amelleri kabul edilecek, eğer eksik bulunursa diğer amelleri de reddedilecektir."

Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki:

"Kim kasden namazı terk ederse, Muhammed'in (asm) zimmeti ondan uzak olur."

ve yine (asm) buyurdu ki:

"Beş vakit namazı Allah (c.c.) kullarına farz kıldı. Kim onları vaktinde eda ederse kıyamet gününde kendisi için nur ve (burhan) olur. Kim onları terk ederse Firavun ve Hâmân ile haşr olunur."

Buna benzer daha çok hadislerde namazın ne olduğu ve mahiyeti bildiriliyor. Salat kelime olarak Arapçada “dua etmek, övmek, tâzim etmek” gibi anlamlara gelmektedir. Zaten namaz hareketlerinin tamamında bu manalar bütünü ile mevcuttur. Ama ıstılah olarak namaz belli şartları ve vakitleri olan özel bir ibadet şeklidir. Bu şekli tespit ve tayin eden ise yine Kur'an ve sünnettir. Bu yüzden salat kelime manasını nazara verip ıstılah manasını dikkate almamak ilim ve insaf ile bağdaşmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Namazın Beş Vakte Tahsisi | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5705 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

kardelennn
Allah razı olsun... hakkınızı helal edin.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...