Block title
Block content

"Bir baharı bir ağaç kadar ve bir ağacı bir çekirdek kadar sühuletle icad edebildiğine işaretler ve delaletler ve şehadetler, imkân hakikatından çıkıp kâinatın bu büyük şehadetinin bir kanadını teşkil ederler." Buradaki "imkân hakikatinden çıkmasını" nasıl anlayabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İmkân" kelime olarak varlığı  mümkün olan şeylere denir. Yani, var olması ile yok olması eşit olan şey demektir. Bu eşitlikten var olanlara, vaki; yok olanlara da mümkün denir. İşte bu eşitliği bozmak ancak ve ancak  mümkinat cinsinden olmayan vacip bir vücutla mümkündür. Zira mümkünün, mümküne illet, yani sebep olması imkânsızdır. Yoksa devir  ve teselsül dediğimiz, mantıksız şeyleri kabul etmemiz gerekir ki, bu da muhal bir şeydir.

"İmkân delili" vahdetten kesrete, basitten karmaşığa gittikçe çoğalan ve daha da parlak bir hâl alan bir delildir.

Mesela, Amerika'dan gelen bir adamın Avrupa’nın herhangi bir ülkesinin herhangi bir vilayetinde herhangi  bir eve ziyarete geleceğini düşünelim. Avrupa kıtası birdir, kıtaya geldiğinde altmış dört ülkeye gitme seçeneği karşısına çıkıyor, yani imkân ziyadeleşmiş oldu. Sonra ülke olarak Türkiye’yi tercih etti karşısına seksen birvilayet çıkıyor, yani imkân yine çoğalıyor. Seksen bir vilayetten İstanbul’u seçince, karşına en az üç milyon ev çıkıyor, yani imkân daha da ziyadeleşmiş oluyor.

Bu süreç içinde her aşamada o adamın önündeki imkânat, yani seçenekler çoğalıyor ve hepsinde bir tahsis ve tercih söz konusudur. Tahsis ve tercih ise bir tahsis eden ve tercih edeni akla ispat ediyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Âyetü'l-Kübra | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 946 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...