Block title
Block content

Bir cevabınızda, bazı kesimlerin mucizeleri inkâr ettiğini ifade ediyorsunuz. Mucizeleri inkâr edenlerin delilleri nelerdir ve bunlara nasıl cevap verilebilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamber Efendimiz (asm)'in hissi mucizelerini inkâr edenler, ekseriya aklı ön plana çıkaran ve Yunan Felsefesi ile aklı sersemleşmiş olan Mutezile mezhebi ve onun bu zamandaki kötü taklitçileri olan bazı hocalardır. Bunun dışında ümmetin ana omurgasını oluşturan Ehl-i sünnet camiasında mucizeleri inkâr eden bir âlim ya da müfessir bulunmuyor.

Bunların sunduğu deliller ise felsefenin etkisi olmayan bir takım akli önermelerdir, devir ve teselsül gibi. 

Mucize, insanları aciz bırakıp teslime mecbur eden, Allah’ın peygamberlere bahşettiği harika ve olağanüstü hadise ve olaylar demektir.

Mucize, peygamberlerden başka hiçbir kimsede görülmez. Allah peygamberlerini diğer insanlardan ayırmak ve seçkin olduğunu göstermek ve elçisi olduğunu beyan etmek için mucizeleri yaratıyor. Yoksa mucizesiz bir peygamber davasını insanlara ispat edip gösteremez. Bu sebeple her peygamberin mucize göstermesi bir adet-i İlahi hükmüne geçmiştir, inkârı kabil değildir. Böyle büyük bir hikmete mebni olan mucizeyi inkâr etmek gerçekten gayriakli bir tavırdır.

Ayrıca "mucize" kavramı Kur’anî bir kavram olup, birçok misal ve örnekleri âyetlerde zikredilmiştir. Bunlar ortada iken, maddeci felsefenin tesirinde kalmış birkaç cahilin lakırdıları ilmi açıdan bir şey ifade etmez ki bir hüküm ifade etsin, bir değer taşısın.

Kur’an âyetlerinden mucizelere bazı örnekler:

"Musa'ya: 'Değneğinle denize vur!' diye vahyettik. (Vurunca deniz) yarıldı. Her bölüm, kocaman bir dağ gibi oldu." (Şuara, 26/63)

Bazı komik reformistler, bu âyeti materyalist ve pozitivist mantığa ve ideolojiye uyarlamak ve olayın mucizevi boyutunu sıradan hale getirmek için, bu âyeti med-cezir şeklinde tefsir ediyorlar. Böyle komik adamların hesabına ve hatırana âyetleri incitmek ve inkâr etmek, ihlas ve ilmi vicdan ile asla bağdaşmaz.

Kur'an'da bahsi geçen mucizelerin başlıcaları şunlardır:

- Mesela Semud kavmine verilen deve. (A’raf,  7/73)

- Hz. Musa (as)'ya verilen tufan, çekirge, kımıl (haşarat), kurbağa, kan, asa, beyaz el (Hz. Musa'nın mucizelerinin dokuz tane olduğu bildirilmektedir) (İsra, 17/101)

- Hz. İsa (as)'nın çamurdan kuş şeklinde bir şey yapıp ona üflemesi ve hemen Allah'ın izniyle kuş oluvermesi, körü ve alacalıyı iyileştirmesi. Allah'ın izniyle ölüleri diriltmesi, evlerde neyi  yeyip, neyi biriktirdiklerini haber vermesi. (Âl-i İmran, 3/49)

- Sofra mucizesi (Maide, 5/112) 

Bütün bunlar Kur’an'da zikredilirken, mucizeyi inkâr etmek ya da komik tevillere sapmak, gerçekten ciddiye alınacak iddialar değildir. Bir peygamberde sabit olan mucizeyi başka bir peygamberde kabul etmemek, o peygamber hakkında şüphe içinde olduğuna işaret eder.

"Andolsun, biz Mûsâ'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, 'Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!' demişti. Mûsâ ise, 'İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum.' demişti."(İsra, 17/101-102)

Hz. Musa (as)’a verilen mucizelerin benzerleri, hatta daha alalarını neden Peygamber Efendimiz (asm)'e verilmesin, bunu anlamak zor.

Bir de bu tiplerin "Kur’an Müslümanlığı" tabiri bulunuyor. Madem Kur’an sizin için tek delil, o zaman Kur’an’ın mucize hakkındaki bu ifade ve beyanlarını ne ile izah edeceksiniz?.. Yani Kur’an onlarca mucizeden örnekler verirken, sizin mucize kavramına karşı olmanız ne kadar makul ve inandırıcı olur acaba, demezler mi insana?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Dokuzuncu Mektub / Giriş Kısmı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2314 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

kechelyy
Kur'an-ı Hakîm'in çok yerlerinde en muannid kâfirlerden naklettiği sihir isnad etmeleri gösteriyor ki; o muannid kâfirler dahi mu'cizatın vücudlarını ve vukularını inkâr edemiyorlar. Yalnız, kendilerini aldatmak veya etba'larını kandırmak için, -hâşâ- sihir demişler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...