Block title
Block content

"Bir daha dönmemek üzere zevâl ise, şefkati musibete, muhabbeti hırkate ve nimeti nıkmete ve aklı meş'um bir alete ve lezzeti eleme kalb ettirmekle, hakikat-i rahmetin intifâsı lâzım gelir." cümlesinin izahı nasıldır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın ebedi olarak hiçliğe ve yokluğa atılması, bir daha dönmemek üzere diriltilmemesi, Allah’ın bütün isimlerine ve manalarına aykırı ve zıt bir durumdur.

Şefkati musibete: Allah’ın sonsuz şefkatinin en büyük delili şu kainat ve kainat içindeki hayat sahiplerinin mazhar olduğu ikram ve ihsanlardır. Şayet bu hayat sahipleri ebedi olarak yokluğa atılsalar, bu dünyada tecelli eden bütün şefkatler acıya dönüşür. İnsan ne kadar ihsan ve ikrama sahipse, o kadar elem ve azap çeker. Zira her ikram ve ihsan ayrılık ve yokluk sayesinde insanda bir yara açar .Mesela bir anneye Allah, şefkatinden sevimli bir yavru verdi. Belli bir müddet sonra Allah tekrar bu yavruyu alıp yokluğa atsa, başlangıçta şefkat olan mana bu kez elem ve acı haline döner. Buna benzer ne kadar şefkat tecellisi varsa, insan ebedi yokluk ile o kadar acı ve musibet çeker.

Muhabbeti Hırkate: Hırkatin buradaki karşılığı, düşmanlık ve kin demektir. Muhabbetin cemal, ihsan ve kemal olmak üzere üç sebebi vardır. Yani insan bu üç sebepten dolayı muhabbet eder. Allah bu üç sebeple kendisini kullarına sevdirdikten sonra, kullarına bir müddet sonra: "Sizi yokluğa ve hiçliğe atacağım." dese, kulların sevgisi düşmanlığa dönüşür. İşte böyle gereksiz ve hikmetsiz bir durumdan Allah münezzehtir.

Nimeti Nıkmete: İnsanın dünyada mazhar olduğu nimetler, insanda bir ünsiyet ve ülfet oluşturur. Yani insan bu nimetlere alışır ve aşina hale gelir. Kalbinde kökleşir ve yerleşir. Şayet Allah insanlığa; sonunda sizi ebedi olarak yokluğa atacağım derse, insan alıştığı bu nimetler sayısınca azap ve acı duyar. Zira insan der, "Ben alıştığım bu nimetlerden ebedi olarak ayrılacaksam, bu bana nimet değil cezadır." Nimet bu düşünce ile nikmet yani azap olur.

Aklı meş'um bir alete ve lezzeti eleme kalb ettirmekle, hakikat-i rahmetin intifâsı lâzım gelir: Akıl bütün bu manaları düşünen ve insana azap yaşatan, uğursuz bir vasıta ve alet durumuna geliyor.

Nimet ve lezzeti azaba çeviren, insanın aklını küfür dairesinde kullanmasıdır. Haşirsizlik ve mutlak yokluk fikri, Allah’ın kainatta tecelli eden rahmet manasını söndürüp, şefkat hakikatini yerle bir ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...