Block title
Block content

"Bir hakikat-i imaniyeye dair yüzer delâil-i ispatiyenin hükmünü, nefyine delâlet eden bir emâre ile kırmak ister." bu nasıl olabilir? Akli ve mantıki olmayan iman meselesi var mı ki ona yapışıyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nefsü'l-emirde, yani işin özünde ve hakikatinde, iman hakikatlerinin nefyine delalet eden bir emare söz konusu değildir. Çünkü mutlak var olanın yok olması muhal bir durumdur. Varlık yokluğu tams (yok, belirsiz) edeceği için yokluk diye bir şey söz konusu olmaz ve olamaz.

Yok olan bir şeyin de emaresi, ipucu, işaret ve delaleti olmaz. Çünkü işaret ve emare varlığa ait bir özelliktir. Yani var olan bir şeyin emaresi olur, olmayan bir şeyin işaret ve emaresi olmaz. Bu yüzden mantıkta denilmiş: "En olmayacak iş, olmayan bir şeyin varlığını ispat etmeye kalkışmaktır."

Batıl ve olmayan şeylerde öne sürülen emareler ise, maglata ve demagojiden başka bir şey değildir. Mugalata ise "boş ve manasız söz, zihin yanıltmak için söylenen saçma sapan sözler" anlamına gelmektedir. Yani değer ve mesnedi olmayan ve insanı aldatmaya matuf boş ve geçersiz söz demektir.

"Nefiy dahi iki kısımdır:

"Birisi: 'Has bir mevkide ve hususî bir cihette yoktur.' der. Bu kısım ise ispat edilebilir. Bu kısım da bahsimizden hariçtir."

"İkinci kısım ise: Dünyaya ve kâinata ve âhirete ve asırlara bakan imanî ve kudsî ve âmm ve muhît olan meseleleri nefiy ve inkâr etmektir. Bu nefiy ise, Birinci Meselede beyan ettiğimiz gibi, hiçbir cihetle ispat edilmez. Belki kâinatı ihâta edecek ve âhireti görecek ve hadsiz zamanın her tarafını temaşâ edecek bir nazar lâzımdır, tâ o gibi nefiyler ispat edilebilsin."(1)

Üstad Hazretleri burada inkar manasında olan nefyi iki kısma ayırıyor. Birisi ispat edilebilir inkar, diğeri ise ispat edilemez inkardır.

İspat edilebilir nefiy ve inkarda, inkarcı özel bir makamdan özel bir cihetten meseleye bakıyor; o noktada baktığı şeyi görmüyor ise inkar edip "yok" diyor.

Mesela, bir adama denilse "Dünyada ananas diye bir meyve var."; adam ananasın yetişmediği bir iklimde ananası arasa tarasa bulamasa, "yok" deyip inkar ediyor, halbuki diğer iklimlere baksa görecek. Ama adam "ben iklimimden başka mekan tanımıyorum" dediği için, bu adama ananası kabul ettirmek mümkün değildir. Bu adamın inkarı kuru inattır, hükümsüzdür, ilmi değildir; bu yüzden bu adamla uğraşmaya değmez. Adamın "Bu iklimde yoktur." demesi doğru olduğu için, Üstad Hazretleri bu inkara "ispat edilebilir inkar" demiştir. 

Ama ispat edilmesi mümkün olamayan inkarda kişi özel bir makamdan özel bir yönden değil, umumi ve genel olarak inkar ediyor. Yani "Ananas dünyanın hiçbir yerinde yoktur." diye iddia ediyor. Halbuki bunu demek için bütün dünyayı arayıp taraması gerekir ki öyle ispat edebilsin. Bu da imkan dahilinde değildir, muson iklimine gitse ananası görecek.

Bu ikinci adamın inkarı ispat edilebilir bir inkar değildir.

"Allah ve ahiret yok." diyen bir adamın, Allah’a ve ahirete işaret eden sayısız delilleri tek tek çürütüp, sonra bütün kainatı dolaşarak kendi inkarına delil ve ispatlar bulması gerekir ki, bu muhal derecesinde bir imkansızlıktır.

(1) bk. Şualar, Yedinci Şua.   

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Üçüncü İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 800 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...