Block title
Block content

"Bir hayat ki; bütün hayatlar mütemadiyen onun cilvesiyle zuhura gelir ve bütün hakaik-i sabite-i kâinat ona istinad eder." İzah eder misiniz? Sabit hakikatler ile esma-i İlahiye mi kastediliyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu mesele; kayyumuyet sırrına bakan bir meseledir. Kayyumuyetin manası anlaşılır ise bu mesele de anlaşılır.

Kayyumiyet; her şeyin Allah’ın kudreti ile ayakta durması anlamındadır. Yani atomdan ta galaksilere kadar, her şey varlığında ve hareketlerinde, hepsi Allah’ın kudreti ile varlar ve onun kuvveti ile hareket ediyorlar. Allah bir an kudretini bu kainattan ve varlıklardan çekse, her şey yerle bir olup helak olurlar.

Hay ismi ile Kayyum ismi arasındaki ince bağlantı hakkında:

Hay ismi diğer isimlerin temeli hükmündedir. Nasıl temel olmadan bina yapılamaz, aynen bunun gibi Allah’ın bütün isim ve sıfatları Hay ismi üzerine kurulmuştur. Hayat sahibi olmayan bir zatta kudret, ilim, irade, sem, basar, kelam gibi sıfatlar da olamaz. Halbuki kainatta her şeyin arka planında Allah’ın bu sıfatları duruyor, bu sıfatların ardında da Allah’ın hay sıfatı duruyor. Demek oluyor ki Kayyum isminin kayyumu; Hay ismidir. Yani nasıl eşyanın devam ve bekası, Allah’ın isim ve sıfatları ile oluyor; Allah’ın isim ve sıfatlarının devam ve bekası da; Allah’ın Hay sıfatı ile oluyor. Bu yüzden Hay sıfatı kayyum ismine luzum-u beyyindir. Yani ikisi ayrılmaz isimlerdir, birisi olmadan diğeri olmaz.

Mesela; suyun kaldırma kuvveti kainatın sabit bir hakikatidir. Suyun cisimleri kaldırması; ancak Allah’ın sonsuz kudreti ile mümkün, sonsuz kudretin devamı ve bekası da; ancak Allah’ın sonsuz bir hayata sahip olması ile mümkün, sonsuz hayatın devamı da; ancak Allah’ın vücuduna ve varlığına bakıp dayanıyor. Allah’ın vücudu olmadan hayat olmaz, hayat olmadan kudret olmaz, kudret olmadan suyun kaldırma kanunu olmaz.

Burada sabit hakikatlerden maksat; kainattaki değişmez kanun ve kaidelerdir. Suyun kaldırma kanunu, yerin çekim kuvveti, güneşin çekme ve itme prensipleri bunlara örnek olarak verilebilir.

Allah’ın fiili isimleri, Allah’ın yedi sabit sıfatına müstenit ve onunla kaimdir. Bu fiili isimlerinin miktarı ve sınırı yoktur. Bu fiili sıfatların çokluğu, Allah’ın kudret sıfatının muhtelif mevcudattaki muhtelif tecelliyatından ibarettir. Mesela; Allah’ın kudret sıfatı bir çekirdeğin açılmasında tecelli ederken, Fettâh nâmını alıyor, bir canlının ölümünde Memât ismini alıyor, bir hayat bahşederken Muhyî ismini alıyor, canlılara rızık verirken Rezzâk nâmını alıyor ve hâkeza. Hadislerdeki doksan dokuz ve cevşende bin bir isimler bunlara en güzel ve somut örneklerdir.

Üstad Hazretlerinin şu ibareleri açık bir şekilde esma-i hüsnanın nihayetsiz olduğunu ve menşeinin ve dayanağının ne olduğuna işaret ediyor:

"Sual: Bu fiili isimlerinin kesretle tenevvüü neden meydana geliyor?"

"Cevap: Kudret-i ezeliyenin, kainattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve taallukundan husule gelir..."(1)

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Fatiha Sûresi Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...