Block title
Block content

"Bir iğne ustasız olmaz." hakikatine insanlar inanıyorlar; fakat kainatın yaratıcısının olduğu konusunda şüphe ederler, neden?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanların inkar etmelerinin birçok nedeni vardır, biz bazılarına kısa kısa işaret edelim.

Allah, kainatta iradeyi teslim alacak bir açıklıkta kendini göstermiş olsa, imtihan diye bir şey olmaz. Akla kapı açmayacak bir gizlilikte olsa, yine imtihana zıt olur. Bu yüzden Allah kainatı akla kapı açacak ve iradeyi elden almayacak bir ayarda yaratmıştır. Bu yüzden kimileri özgür iradesi ile kainatta aralanmış kapıdan içeri girerek iman eder kimileri de iman etmez. Mesuliyette insana aittir.

İnsanların bir çoğu, ya inat ya menfaat ya yalancı özgürlük ya örf ve gelenek sevdası gibi birçok neden ile imana yanaşmak istemez.

Mesela Ebu Talib'in Mekke eşrafı tarafından ayıplanma korkusu iman etmesine engel olmuştur. Oysa birçok delili ve mucizeleri gözleri ile görmüştü.

Yine Ebu Cehil sırf ego ve hasetlik yüzünden iman etmemiştir, o da birçok mucizeye tanık olmasına rağmen... Demek burada objektiflik ve akıl değil, duygusallık hükmediyor.

Yine Mekke eşrafının bir kısmı gücünü ve zenginliğini put ticaretinden temin ediyordu. Doğal olarak tevhit inancı menfaatine uygun düşmüyordu. Menfaat baskısı iman etmesine engel oluyordu.

Bir kısım insanlar ise, iman ve ibadetteki cüzi külfeti gözünde büyütüp, nefsin yalancı ve geçici özgürlüğüne aldanarak imana yanaşmıyorlar.

Bir kısım insanlar ise, kendi örf ve geleneklerine körü körüne tabi oldukları için, hak ve hakikati kabullenmekte zorlanıyorlar. Yani ataların dinini Allah’ın dinine tercih ediyorlar.

Bir kısım insanlar da mucize ve delilleri gördükleri halde, inat ve düşmanlık yüzünden imana yanaşmıyorlar vesaire.

Yeryüzünde yaşayan her insanın inkar etme gerekçesi birbirinden farklı olabiliyor. Oysa imanın gerekçesi tek ve birdir ve hiçbir yerde değişmez, o da objektif bir hak olmasıdır.  

Günümüzde de birçok bilim insanı sırf nefsini ikna etmek için tabiat, determinizm ve tesadüf fikrine sarılmıştır. Oysa bu üç fikrin diğer inkar gerekçelerinden hiçbir farkı bulunmuyor. Hatta bu üç inkar şekli makuliyet açısından diğer gerekçelerden daha aşağıdadır.

Mesela evren gibi muazzam bir sanata "tesadüfen oluştu" demek Mekkeli bir müşrikin inkar etme gerekçesinden daha saçma daha mantıksız daha absürttür. Hiç olmazsa Mekkeli müşrik bir menfaat için inkar ediyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Haşir Bahsi | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 541 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...