Block title
Block content

"Bir İsevi, Müslüman olsa, İsâ Aleyhisselâmı daha ziyade sever. Bir Mûsevî, Müslüman olsa, Mûsâ Aleyhisselâmı daha ziyade sever." ifadesini izah eder misiniz, bu hüküm doğru mudur?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bunun cevabı Risalelerin farklı yerlerinde ifade edilmetkedir. Yirmi Dördüncü Söz'ün Dördüncü Meyvesi'nde geçen ve güzel bir örnek ile yapılan açıklamayı aşağıya alıyoruz:

"Meselâ, nasıl ki bir saray bulunsa, büyük bir dairesinde büyük bir elektrik lâmbası bulunur. O elektrikten teşa’ub etmiş ve onunla bağlı küçük küçük elektrikler, küçük menzillere taksim edilmiş. Şimdi, birisi o büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirip ziyayı kapatsa, bütün menziller derin bir karanlık içine ve bir vahşete düşer."

"Ve başka sarayda, büyük elektrik lâmbasıyla merbut olmayan küçük elektrik lâmbaları, her menzilde bulunuyor. O saray sahibi büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirerek kapatsa, sair menzillerde ışıklar bulunabilir, onunla işini görebilir; hırsızlar istifade edemezler."

"İşte, ey nefsim! Birinci saray, bir Müslümandır. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, onun kalbinde o büyük elektrik lâmbasıdır. Eğer onu unutsa, el’iyâzü billâh, kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez. Belki hiçbir kemâlâtın yeri ruhunda kalamaz. Hattâ Rabbini de tanımaz. Mahiyetindeki bütün menziller ve lâtifeler karanlığa düşer. Ve kalbinde müthiş bir tahribat ve vahşet oluyor. Acaba bu tahribat ve vahşete mukabil hangi şeyi kazanıp ünsiyet edebilirsin? Hangi menfaati bulup, o tahribat zararını onunla tamir edersin?"

"Halbuki, ecnebiler o ikinci saraya benzerler ki, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın nurunu kalblerinden çıkarsalar da, kendilerince bazı nurlar kalabilir veya kalabilir zannederler. Onların mânevî kemâlât-ı ahlâkiyelerine medar olacak, Hazret-i Mûsâ ve İsâ Aleyhimesselâma bir nevi imanları ve Hâlıklarına bir çeşit itikatları kalabilir."(1)

Bu örnek zaviyesinde bakacak olursak; diğer küçük lambalar merkeze bağlanması nisbetinde ışık vereceklerdir. Merkezden koptukları nisbette de ışıkları zaif kalır. Hz. İsa (as) veya diğer peygamberler hakkında en doğru ve sağlam bilgiyi Kur'an verdiği gibi, onlara iman etmeyi de mecburi kılmıştır. Peygamberimizi (asv) kabul ettiği halde, diğer peygamberleri kabul etmeyen kişi, imandan çıkar ve imanı makbul sayılmaz. Bütün peygamberlerin davası birdir. Birini seven hepsini de sevmek durumundadır. Sağlam bir imanın gereği de budur. Bir Müslüman Peygamber Efendimizi (asv) ne kadar severse, diğer peygamberleri de o kadar sever.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Dördüncü Meyve

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 151 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2280 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

mehmettuzun61
Burada kast edilen, islam'ı kabul eden kişinin Hz. İsa'yı eskisinden de çok sevmesidir. tashih edilmesi ricasıyla. saygılar.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...