Block title
Block content

"Bir kere beşer kelâmı farz edilse, yani Arşa bağlanan o muazzam pırlanta yere atılsa, bütün mıhların kuvvetinde ve çok burhanların metanetinde bir tek burhan lâzım ki,.." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımız burada, Kur'an’ın Allah kelamı olmasına muhalefet eden şeytanın desisesini işlemektedir. Her bir paragrafta ayrı bir delil ve burhan getirerek, şeytana ve onun avanelerine cevap vermektedir.

Kur'an’a, beşer kelamı farz ederek bakmanın mahzurunu, sorulan paragrafta, Üstadımız değişik bir kaide ile izah ve ispat etmektedir. O da şudur:

Yapmak, her zaman yıkmaktan zordur. Bir bina bir saatte yıkılabilir; fakat o binayı yapmak, ancak bir yılda mümkün olabilir. Bir dakikada yıkılan bir binanın, bir dakikada yapılabilmesi için; aynı anda bir yıllık gücün, faaliyetin ve kuvvetin bir defada sarf edilmesi lazımdır. Bu ise sebepler açısından mümkün değildir.

Yıkımlar; plansız, ilimsiz, çabuk ve zamansız olabilir. Fakat yapımlar için; ilim, irade, kuvvet, malzeme, zaman ve faaliyet, ihtiyaç olarak ortaya çıkar.

İşte bu paragrafta muazzez Üstadımız; yukarıdaki örneği ve mantığı, Kur'an'ın beşer kelamı olarak farz edilmesindeki mahzurda kullanmaktadır.

Yani Kur'an, bir defa beşer kelamı olarak düşünüldü mü; Allah’ın kelamı, vahyin sembolü ve mucizelik makamında olan Kur'an, bütün mana ve muhtevasıyla o insanın aleminde yıkılır. Yani o manevi ve kutsi olan saray çöker.

İşte o insanın aleminde yıkılan, moloz ve curuf haline gelen, o lakırtıların ve münasebetsiz sözlerin, tekrar o yüksek mucize makamına çıkarılabilmesi için; çok meşakkat, fikir, faaliyetle ancak, uzun zamanda neticelenecek olan iman hali, çok zor ve müşkülatlı olacaktır.   İşte şeytan; insanı bu zor ve müşkül olan, fikri manevraya sokmak için; bir kerecik olsun beşer kelamı farz etmeyi  vesvese olarak  telkin etmektedir. Yani bu vesvese ile muhatabı olan insanın aleminde, mucize ve vahye dayanan Kur'an sarayını, şeytan bir anda yıkıyor. O dessas biliyor ki, bu yıktığım binanın, o insanın aleminde aynı konuma gelebilmesi için, uzunca bir mesai ve zaman gerekecektir. Bu arada da, fikren telef olanlar, muvaffak olanlardan daha çok olacaktır. Ve şeytan kazançlı çıkacaktır.

Kur'an’a beşer kelamı açısından bakmakla; fikren bir anda yıkılan o manevi sarayın, o insanın aleminde Allah kelamı makamına tekrar çıkabilmesi için; zamansız, mekansız, ani ve def-i bir muamele gerekecektir. Yani bir anda yıkılan o manevi saray, yine bir anda yapılması icap edecektir. Üstadımızın kuvvetli mıh / çivi dediği budur. Tamiratın ve tekrar tadilatın bir anda yapılması; sebepler tahtında mümkün değildir. Yapmanın tabiatına tersdir.

Dolayısı ile bu paragrafta Üstadımız; yukarıdaki tahribin ve tamirin mahiyeti icabı; Kur'an’ın beşer kelamı olarak farz edilmesinin mümkün olmayacağını ve bu münazaranın şeytanın işine yarayacağını anlatmaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...