Bir kişinin ölümünden sonra o zerreler gıdalar vasıtasıyla başkalarına geçebiliyor. Haşirde ecza-i zaide de iade edilmezse o zaman mahşerde şahitlik edecek olan azalar/zerreler neye göre şahitlik edecek? Bu yalan şahitlik olmaz mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"...Hem, bütün zerrelerin toplanmaları belki lâzım değil. Nüveler ve tohumlar hükmünde olan ve hadîste 'Acbü'z-zeneb' tabir edilen ecza-i esasiye ve zerrat-ı asliye, ikinci neş'e için kâfi bir esastır, temeldir. Sâni'-i Hakîm, beden-i insanîyi onların üstünde bina eder."(1)

"Arkadaş! Zahire nazaran, haşirde ecza-yı asliye ile ecza-yı zâide birlikte iade edilir. Evet, cünüb iken tırnakların, saçların kesilmesi mekruh ve bedenden ayrılan her bir cüz'ün bir yere gömülmesi sünnet olduğu ona işarettir."

"Fakat tahkike göre, nebatatın tohumları gibi 'Acbü'z-zeneb' tabir edilen bir kısım zerreler, insanın tohumu hükmünde olup, haşirde o zerreler üzerine beden-i insanî neşv ü nema ile teşekkül eder."(2)

Zahire göre zerrat-ı zaide tekrar toplanacaktır. Ama tahkike göre vücuttaki asli zerreler dışındaki zerreler yani zerrat-ı zaidenin toplanmasına gerek yoktur deniliyor.

Genel kabule göre acbü'z-zeneb, bir çekirdektir. Vücuttaki asli zerrelerdir. Mahşerde cesetler bu çekirdek üzerinden inşa edilecektir. Mademki bir çekirdekte, ağacın mukaddimesi ve tarihçe-i hayatı içinde derc edilmiştir. Bu çekirdek misali gibi acbü'z-zenebteki zerreler, işlediğimiz amellerin bir nevi kayıt defteri olabilir.

"Evet, güzel bir çiçeğin dakik programını, küçücük bir tohumunda dercetmek, büyük bir ağacın sahife-i a'malini, tarihçe-i hayatını, fihriste-i cihazatını küçücük bir çekirdekte manevî kader kalemiyle yazmak; nihayetsiz bir hikmet kalemi işlediğini gösterir."(3)

Ayetlere göre eller, ayaklar, deriler şahitlik edecektir. Azalar Allah’tan ilham alarak, bizzat kendinden konuşabilir. Allah’ın kudretine hiçbir şey zor ve imkânsız değildir

Ayrıca burada kanaatimizce şöyle bir yorum da yapılabilir:

Eller ve ayaklar bizzat kendileri hareket etmezler. Ancak beyinle birlikte hareket eder. Beyindeki verilerle ve komutlarla hareket eder. Aynen bunun gibi mahşerde, bizim olmayan zerreler de gelseler acbü'z-zenebteki verilerle ve kayıtlarla konuşup, şahitlik edebilir.

Allah abes iş yapmaz. Hiçbir şeninde ve fiilinde israf ve hikmetsizlik yoktur. Zerreyi de tek başına bırakıp, bir yere atmaz. Bundan dolayı birinin vefatıyla başkasına zerreler geçebilir. Orada istimal edilebilir. Nerede kullanılırsa kullanılsın mahşerde zerreler, acbü'zzenebten verileri alıp şahitlik edebilir. O zaman yalan şahitlik olmaz.

Burada şuna değinmek yerinde olacaktır. İnsanın vefatıyla birçok zerre, gıdalar vasıtasıyla başkasına geçiyor. O zaman bütün zerreler mahşerde toplansa idi, aynı anda yüzlerce kişiye nasıl gidecek? Bunun için acbü'z-zeneb üzerinden bedenin inşa edilip, zerrat-ı zaidenin toplanmaması daha isabetli olacaktır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.
(2) bk. İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi 4. Ayet Tefsiri.
(3) bk. Sözler, Onuncu Söz, Üçüncü Kakikat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...