Block title
Block content

"Bir makama çoklar namzet olur. Maddî ve mânevî herbir ücrete çok eller uzanabilir. O noktadan müzâhame ve rekabet tevellüt edip vifakı nifaka, ittifakı ihtilâfa tebdil eder..." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Amma ehl-i din ve ashab-ı ilim ve erbab-ı tarikat ise, bunların herbirisinin vazifesi umuma baktığı gibi, muaccel ücretleri de taayyün ve tahassus etmediği ve herbirinin makam-ı içtimaîde ve teveccüh-ü nâsta ve hüsn-ü kabuldeki hissesi tahassus etmiyor. Bir makama çoklar namzet olur. Maddî ve mânevî herbir ücrete çok eller uzanabilir. O noktadan müzâhame ve rekabet tevellüt edip vifakı nifaka, ittifakı ihtilâfa tebdil eder."(1)

Cemaatlerin veya tarikatların hizmetlerinde; kimlere, nerede, ne kadar olacağı konusunda bir taksimat söz konusudur. Her cemaat, herkese ve her yerde hizmet verebilir. Bu ise, bir hizmete çok ellerin uzanmasını netice vermektedir. Bu netice ise, ikinci bir netice olan ihtilaf ve rakabeti tetikleyen bir durumu ortaya çıkarmaktadır.

Böyle bir durum, cemaatlerin sürekli potansiyel bir tehlike olan rekabet ve ihtilaf ile karşı karşıya olmaları demektir.

Vazife dağılımı yapmak mümkün olmadığına göre, başka bir çare bulmak icab eder. Bu çare ise, ihlastır. İhlas ve hakpererestlik ise, insanların nereden ve kimden olursa olsun istifadelerine taraftar olmaktır. Diğer cemaatlerin hizmetlerini kendi hizmeti gibi görmektir. Hizmetin ve başarının azlığı ve çokluğu değil, Allah'ın rızası ölçü olmalıdır, denmektedir.

(1) bk. Lem'alar, Yirminci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...