Block title
Block content

"Bir meclis-i ihvanda güzel karı girdikçe, riyâ ile rekabet, haset ile hodgâmlık depretir damarları..." Burada Üstad, kadınların sosyal yaşamda erkeklerle çalışmalarını, okumalarını ret mi ediyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Eğitim ve sosyal aktiviteler, insanın temel hakları arasındadır. Bu yüzden ne İslam dini, ne de Üstad, kadınların eğitim ve sosyal aktivitelerine karşı değildir. Lakin bu eğitim ve aktiviteler ifa edilirken, İslam kurallarına uygun olması iktiza eder. Erkek ile kadının aynı ortamda tesettüre riayet etmeden bulunmaları fıtri ve İslami değildir. Üstad'ın tenkit ettiği nokta burasıdır. Yoksa tesettüre ve kaidelere uygun olan eğitim ve aktiviteler caizdir ve fıtrata uygun olan da budur.

Günümüzdeki batı medeniyeti, kadına haklarını vereyim derken, onu adi ve basit bir şehvet materyali haline dönüştürmüştür. Kadının fıtri zaafiyeti ve nezaketi, çalışmaya ve içtimai hayatın ağır şartlarına münasip değildir. Batı medeniyeti bu realiteyi görmeden, kadınları içtimai hayata ve açık-saçıklığa teşvik ediyor. Üstad'ın şiddetle tenkit ettiği nokta burasıdır.

Günümüzde kadınların, araba lastiğinden tutun, bilmem ne ürününün tanıtımına kadar, her şeyde çıplak vücudunun kullanılması, basit ve bayağı bir konuma indirilmesi, kadının onur ve şerefini vermek değil, zedelemek demektir.

Halbuki kadının fıtratı çalışmaya ve içtimai hayatta adi bir materyal olmaya değil, evinde ve yuvasında yavrusu ile meşgul olmaya müsait olarak yaratılmıştır. Ama kadının yuvasında ve yavrusu ile meşgul olması, ilim tahsil etmesine ve sosyal aktivitelerde bulunmaya mani değildir. Kadının en masum ve tatlı meşguliyeti; yavrusu ile meşgul olmasıdır.

Toplum hayatında şayet kadın çalışmaya mecbur ise, yani nafakasını temin edecek kimsesi yok ise, tesettüre ve İslam’ın edebine riayet etmek kaydı ile çalışabilir, bunun bir sakıncası yoktur. Ama sırf bunları bahane ederek, bütün kadınlar çalışmalı ve içtimai hayata atılmalıdır, diye hüküm çıkartmak yanlış olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)

"Bir meclis-i ihvanda güzel karı girdikçe, riyâ ile rekabet, haset ile hodgâmlık depretir damarları" cümlesinde Üstad çok sert ifade kullanıyor, açıkça bayanların erkeklerle aynı ortama girmemesi gerektiğini söylüyor, neden?
 

Yazar: Sorularla Risale, 12-12-2009

Kadın ile erkek arasında fıtri bir temayül vardır. Bu temayül yüzünden erkek doğal olmaktan çıkıp, tamamen gösteriş ve kur yapma şekline giriyor. Bu da riya, rekabet, haset ve kendini beğenmişlik gibi kötü hallerin, erkeğin fıtratına yerleşmesinde bir araç haline geliyor. Bu sebeple erkek ile kadının aynı ortamda bulunması; hem ahlaken, hem de fıtraten yanlış ve hatalıdır. İslam bu sebeple haremlik selamlık kuralını getirmiş.
 

Zaruret olmadan erkek ile kadınların aynı mecliste bulunması doğru değildir. Maalesef günümüzde diğer farzların terk edilmesi gibi, bu hüküm de terke uğramıştır. Dindarlara düşen; bu hükmün yeniden ihya edilmesini temin etmek olmalıdır. Nasıl imana dair dersler ile kişilerin hem imanını, hem de ibadetlerini ihya etmek görevimiz ise, bu gibi hükümlerin ihya edilmesi de aynı şekilde görevimizdir. Buna dikkat etmek zorundayız.
 

Üstad'ın çok sert bir üslup kullanmasının sebebi; meselenin ahlaki açıdan çok önemli olmasıdır. Bugün insanların ahlaki zaaflarının temelinde en önemli faktörlerinden birisi de bu hükmün uygulanmamasıdır. Özellikle, örnek olması gereken tesettürlü kadınların buna uymaması, çok vahim olur. Yukarıda tesettüre uygunluk diyor burada özellikle tesettürlüler dikkat etmeli diyor, hangisi doğru?!.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Zaruri durumlarda (alışveriş, ticaret gibi) kadın tesettüre uymak şartı ile erkekle konuşabilir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...