"Bir nevi tarafgirlikle yalnız manevi günahkâr olup ahirette mesul olur; dünyada değil." Dünyada mesul olunmamasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

" وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى nass-ı katisiyle, Kur’ân’ın bir kanun-u esasîsi muhabbet ve uhuvvet-i hakikiyeyi temin eden ve bu millet-i İslâmiyeyi ve memleketi büyük tehlikeden kurtaran bu kanun-u esasî ki, 'Birisinin hatasıyla başkası mesul olamaz.' Kardeşi de olsa, aşireti ve taifesi de olsa, partisi de olsa, o cinayete şerik sayılmaz."

"Olsa olsa, o cinayete bir nevi tarafgirlikle yalnız manevi günahkâr olup ahirette mesul olur; dünyada değil. Eğer bu kanun-u esasî çabuk düstur-u esasî yapılmazsa, hayat-ı içtimaiye-i beşeriye iki Harb-i Umumînin gösterdiği tahribatın emsaliyle, esfel-i sâfilîn olan o vahşî irticaa düşecek." (Emirdağ Lahikası-II, 70. Mektup)

İnsanların hukuku ile İlahi hukuk farklı işlemektedir. İnsanların hukuku, kalbe nezaret edemediği için, sadece zahire ve ele bakmak zorundadır. Bu noktada kimin mesuliyeti varsa, onu cezalandırabilir. Kalbe ait olan nefret veya muhabbet ve taraftarlığın neticesi, ahirete ve ilahi adalete bırakılmaktadır.

Mesela, birisi haksız yere başka birisini zulmen katlediyor ve bazı insanlarda bu cinayeti kalben "iyi oldu" deyip destekliyor. Hakim katili yakalatıp yargılıyor ve ona müebbet hapis cezası veriyor, katili kalben ve lafzen destekleyenlere ise ceza vermiyor veremiyor. Çünkü hukuk kalbe değil icraate bakar.

Yani kişi o zulmü o katli fiilen işlemediği müddetçe, kişileri yargılamak mümkün değildir. Kalbin hesabı ve cezası ahirete aittir.

Mesela Hitler, Mussolini, Stalin gibi kâfir ve zalimlerin katil ve cinayetlerine taraftar olup alkışlayan milyonlarca insan var. Bunları bu taraftarlıklarından dolayı dünyevi mahkemede yargılamak mümkün değildir. Ama Allah ahiret mizanında hepsinin hesabını tek tek sorup yargılayacak.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...