Block title
Block content

Bir peygamberin -Hz. Musa-, veli olan birisinden -Hz. Hızır- hikmet dersi almasını nasıl açıklayabiliriz? Bundaki hikmet nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Eski tabir ile "Racihin mercuha her cihetle rüchaniyet kesp etmesi gerekmez." Yani üstün birisi, her cihetle altındakinden üstün olacak diye bir kaide yoktur. Alt makamda olan birisinin, bir iki cihet noktasından üst makamdaki birisinden üstün olması, üst makamda olanın üstünlüğüne bir zarar vermez, ondan üstün olduğu anlamına da gelmez.

Hazreti Hızır (as)'ın , bir iki cihetle Hazreti Musa (as)'dan üstün olması, umumen üstün olduğu anlamına gelmez. Bu durum fazilet kanunlarına aykırı bir durum değildir.

Allah, terbiye kanunun gereği olarak, bazen alt makamda olan birisini, üst makamda olan birisine rehber ve mürebbi yapabilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

allame 87
Nur Külliyatında,"Ehl-i hakikat gaybi şeyleri bildirilmezse bilmezler" buyurulur.Hakikat ehli denince akla en başta peygamberler gelir.Onlar bile gaybi şeylerden,Cenab-ı Hakkı'ın kendilerine bildirdiği kadarına vakıf olabilirler.Peygamberlik görevini yürütürken,olayların zahirine bakar,İlahi emirlere uygun olup olmadıklarına nazareder,ona göre hükmederler.Hadiselerin altında yatan bütün hikmetleri bilmeleri,bazen,bu kutsi görevlerinde aksamaya yol açabilir.Bu hikmet içindir ki,kendilerine herşeyin iç yüzü ve hikmet yönü tam bildirilmemiştir (RİSALE-İ NURDAN KELİMELER-CÜMLELER ALAADDİN BAŞAR konuya açıklık getirmiştir inş.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karakan
bu söyliyeceğim bi peygamber yada büyük zatlar için düşünülmez ama bu tür hadiselerde bizim gibilere verilmek istenen dersler var.insan bu tür irşatlarla,yani kendinden daha aşağı makamlarda bulunan zatların yada varlıkların irşadıyla Rabbi karşısında ki acizliğini çok daha iyi anlar.mesela Beyazıd Bistami Hazretleride "beni bir kedi irşad etti" demiştir.o kadar ilmi ve nefsi mücadelesi olan bi zata,Allah MÜKAFATIDA,MÜCAZATIDA olmayan,imtihandan mesul tutulmayan bir kedi vesilesiyle hiç duymadığı şeyler duyurup, hissettirmiş.yani tabiri caizse "Allah istemedikten sonra,insan o kadar ilmi ve nefsi mücadelesi ile istediğe "hale","kemale" ulaşamaz.ama Allah istedikten sonra bir kediyi bile mürşit yapar başımıza ve açar hazinelerinin kapılarını"...yani "başınıza gelen her türlü kötülük nefsinizden,her türlü iyilik Rabbinizdendir" sırrınca,insan hayır olan şeyleri verenin SADECE Allah olduğunu bu vesile ile çok daha iyi görür ve kendi yapmış olduğu ilmi ve nefsi mücadelelerinde Rabbinin bi lütfu olduğunu daha iyi anlar...Beyazıd Bistami(r.a) hazretleri -haşa- bu halleri nefsinden bildiği için değil, bizim gibi avamı irşat etmek için kullanmıştır.bu cümleden olan benzer halleri Üstadımızda da(r.a) görüyoruz.kendi nefsi mücadelesini bizleri irşat etmek için anlatmış.tüm bunların toplamında sanki Rabbimiz hayrı verenin sadece kendisi olduğunu ve buna istediği kişiyi yada şeyi vesile kıldığını Hz Musa(a.s) gibi büyük bir peygamberin kıssasında bizlere bir kere daha göstermiştir.... selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...