Block title
Block content

"Bir şeyin aslını gösteren semeresidir. Birinin malına başka mal -velev kıymetli de olsa- karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebep olur." cümlesini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zatındadır. Birşeyin aslını gösteren semeresidir. Birinin malına başka mal -velev kıymetli de olsa- karışırsa, malını kıymetsiz ettiği gibi, haczetmesine dahi sebep olur. Şimdi bu noktalara istinaden derim ki:"

"Tergib veya terhib için avamperestane terviç ve teşvikle bazı ehâdis-i mevzuayı İbn-i Abbas gibi zatlara isnad etmek, büyük bir cehalettir. Evet, hak müstağnîdir. Hakikat ise, zengindir. Tenvir-i kulûba ziyaları kâfidir. Müfessir-i Kur'ân olan ehâdis-i sahiha bize kifayet eder. Ve mantığın mizanıyla tartılmış olan tevarih-i sahihaya kanaat ederiz."(1) 

“Bir şeyin şerefi neslinde değildir, zâtındadır.” Burada insanları değerli ve kıymetli yapan şeyin; nesli ve kavmi değil, kişinin bizzat kendi zatında olan kıymet ve meziyetlerdir. Şeref ve kıymet; irsiyet ile nesle geçmiş olsa idi, ilk insan olan Hazreti Adem (as) peygamber olması hasebi ile bütün çocukları olan insanların şerefli ve kıymetli olması gerekirdi. Demek iman, ahlak, şeref ve kıymet gibi şeyler, irsiyet ile sahip olunan şeylerde değil; ancak insanın kesbi ve iradesi ile sahip olduğu değerlerdir.

“Bir şeyin aslını gösteren semeresidir.” Bu sözde de insanların gerçek değer ve kıymetlerini ancak meyveleri hükmünde olan davranış ve icraatlarından anlarız manası anlatılıyor. Nasıl birbirine benzeyen tohumları; ancak içindeki ağaç ve meyve açığa çıkanca fark ediyor isek, insanların aslının güzel veya çirkin olduğunu da; ancak meyveleri hükmünde olan tavır ve davranışlarından anlarız.

İbn-i Abbas (ra)’in kıymet ve değeri zatındadır, harici unsurlar onun kıymet ve değerini artırmaz, bilakis hariçten yapılan müdahaleler onun kıymet ve değerine leke sürer; bu yüzden ondan olmayan şeyleri ondan gibi nakletmek ona iyilik değil kötülüktür. Onun aslına işaret eden ve aslının kıymetini gösteren gerçek ve sahih olan rivayetlerdir, yoksa uydurma ve sahih olmayan rivayetler değildir.

Bu bahis İbn-i Abbas (ra)’a isnat edilen mevzu (uydurma) hadisler hakkında bir ölçü koymaktadır. Ona ait olmayan sözler velev güzel ve kıymetli de olsa, ona leke sürer, onu yüceltmez. Zira bir başkasının sözünü İbn-i Abbas (ra)'a isnat etmek intihal, yani aşırma olur ki bu ona kıymet değil leke getirir. Bu yüzden İbn-i Abbas (ra)’a mesnetsiz söz söylettirmek ona iyilik değil kötülüktür.

Mesela; bir markete ürün zenginliği olsun diye çalıntı mal konulsa, bu o markete şeref ve kıymet vermez, tam aksine haczedilmesine aşağılanmasına sebebiyet verir. Aynı şekilde İbn-i Abbas (ra)’a ait olmayan sözleri ona atfetmek onu yüceltmez, tam aksine ona leke getirir. Nitekim birçok müfessir, bu mesnetsiz isnatlar yüzünden İbn-i Abbas’a güvensizlik damgasını vurmak zorunda kalmıştır. İsrailiyat ve hurafelerin memba ve kaynağı olarak gösterilmiştir ki; bu İbn-i Abbas (ra)’a büyük bir haksızlıktır.

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makale, Dördüncü Mukaddeme | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3194 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...